YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3270
KARAR NO : 2021/9443
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarih ve 2018/172 – 2018/224 sayılı kararı
Katılanlar : …, ÖSYM
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi Belge’de sahtecilik
Diğer suçlar bakımından CMK’nın 232/2-c gereğince suç tarihi yazılmamıştır.
Hüküm : 1-)Silahlı terör örgütüne üyelik suçu bakımından;
TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2-)Resmi Belge’de sahtecilik suçu bakımından;
CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
3-)Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına
dolandırıcılık suçu bakımından;
CMK’nın 223/2-e gereğince beraat hükmüne ilişkin
istinaf başvurusunun esastan reddi,
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin takdiren CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
1-Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı ve katılan … vekillerinin sanık hakkındaki Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ve Resmi Belge’de sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemleri ile ÖSYM Başkanlığının Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan Hazine ve Maliye Bakanlığı ve ÖSYM Başkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, müdahil vekillerinin temyiz istemlerinin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
2-)Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden verilen hükme yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-)Sanık ve sanık müdafiinin Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen hükme yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Hükmün gerekçesinde ve kısa kararda sanık hakkında takdiri indirim nedeni olan TCK’nın 62. maddesinin uygulanmayacağı belirtilip ardından TCK’nın 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 10 yıl olarak belirlenmiş olaması aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu husus sanığın lehine olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda tenkit nedeni dışında şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK’nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili paragrafındaki “delaletiyle ile 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi” ibaresinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 06.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.