Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/4740 E. 2022/974 K. 24.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4740
KARAR NO : 2022/974
KARAR TARİHİ : 24.02.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Terör örgütü propagandası yapmak
Hüküm : Sanık … yönünden 3713 sayılı Kanunun 7/2-b-1 bendi, 5237 sayılı TCK’nın 62. ve 53/1-2-3 maddeleri gereğince mahkumiyet;
Sanık … yönünden 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında verilen hüküm yönünden yapılan incelemede,
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında verilen hüküm yönünden yapılan incelemeye gelince,
1-3713 sayılı Kanunun 7/2. fıkrasında tanımlanan terör örgütünün propagandasını yapma suçunun unsurları 11.4.2013 tarihli 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilerek ”Terör örgütünün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek şekilde” propaganda yapmayı yaptırıma bağlamıştır.
Terör Örgütü Propagandası Yapma suçunun oluşması için; Terör örgütü ile ilgili bir öğretinin, düşüncenin veya inancın başkalarına tanıtılması, benimsetilmesi ya da yayılması amacıyla yapılmasının yanında terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, bu yöntemleri övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda Bingöl DBP eş başkanı olan sanığın DBP organizesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili olarak yapılan panelde asılan pankartlara konu eyleminin 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddesinde yazılı silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunu oluşturmayacağı gözetilmeksizin, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı neticesinde atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
2-Gerekçeli kararda zabıt katibi … gerek fiziki gerekse elektronik imzalarının bulunmaması,
3-Kabule göre de,
a-6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.