YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/501
KARAR NO : 2021/9519
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2018 tarih ve 2016/262 – 2018/256 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
16.08.2016 (sanıklar …,
…, …,
…, … ve
… yönünden),
17.08.2016 (sanık … yönünden),
18.08.2016 (sanıklar …, …
ve … yönünden)
Hüküm : Tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri ile sanıklar …,
…, …, …, … ve …
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren, sanık … müdafiinin ise duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299/1. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Sanık … hakkında dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafileri ile sanıklar …, …, …, … ve …’ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
1) Sanık … yönünden;
Sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK’nın 61. maddesi gereğince belirlenen temel cezanın tayinin tespiti açısından belirleyici nitelikte bulunan gizli tanık beyanlarını doğrular şeklinde ve temyiz aşamasında dosya içerisine geldikleri anlaşılan …, … ve …’in teşhis tutanakları ile …’ın ifade tutanağının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak, tanık olarak dinlenilip diyecekleri sorulduktan sonra temel cezanın tayin ve takdirinin gözetilmesi lüzumu,
2) Sanık … yönünden;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre sanığın örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili soruşturma ve kovuşturma aşamalarında verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca tayin olunan cezada aynı kanunun üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 221/4-2. cümlesi gereğince makul bir indirim yapılarak sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken hatalı kabul ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar … ve … hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.