YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5901
KARAR NO : 2021/9628
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarih ve 2017/1824-2017/5384 sayılı bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.12.2020 tarih ve 2018/16-270 Esas – 2020/498 Karar sayılı kararında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/1824-2017/5384 sayılı sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi için dosyanın Dairemize gönderildiği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar kesin nitelikte olup direnme imkanı bulunmadığından temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında dosyaya gelen ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile yine temyiz aşamasında dosyaya gelen başka dosya şüphelisi …, …, …, ve…ın sanık hakkındaki beyanları duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulup, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla hazır edilip beyanları alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, bozma nedenleri ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.