Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/667 E. 2021/9322 K. 06.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/667
KARAR NO : 2021/9322
KARAR TARİHİ : 06.10.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2018 tarih ve 2018/259 – 2018/292 sayılı kararı
Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaşa teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırımaya teşebbüs, Terörizmin finansmanı, Resmi Belgede sahtecilik, Nitelikti dolandırıcılık, Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm :1)Sanıkların Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs TCK’nın 309 maddesi, TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs TCK’nın 311, T.C Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs TCK’nın 312 ve Terörizminfinansmanı 6415 sayılı Kanunun 4. maddesi suçlarından ayrı ayrı beraatlerine,
2) Sanık …’nin Kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve Resmi Belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatine,
3) Sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 62, 63, maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurularının sıfat yönünden ve esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler yasal süresi içerisinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1)Sanık … hakkında 6415 sayılı Kanuna muhalefet ve Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik T.C. Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve … vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesince, T.C. Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, 6415 sayılı Kanuna muhalefet ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden; Hazine ve Maliye Bakanlığının ise silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden, suçların niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle bu suçlar yönünden davaya katılmalarına imkan bulunmadığından CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca verilen istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2)Sanık … hakkında 6415 sayılı Kanuna muhalefet suçundan dolayı kurulan hükme yönelik katılan … vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından; sanık hakkında 6415 sayılı Kanuna muhalefet suçuna ilişkin verilen beraat kararı yönünden katılan … vekilinin temyiz taleplerinin CMK’nın 296. maddesi uyarınca REDDİNE,
3)Sanık … hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik T.C. Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekilinin; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçuna konu eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı; sanığa isnat edilen eylemlerin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarını oluşturmayacağına ilişkin gerekçelerin karar yerinde gösterildiği mahkemece bu suçlardan sanıkların beraatlerine ilişkin kabulünde isabetsizlik olmadığı, anlaşılmakla; katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1.maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
4)Sanık … hakkında hükmedilen mahkumiyet ve beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekilleri ile sanık … müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık …’nin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Soruşturma aşamasında sanık … hakkında Bursa 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.08.2016 tarih ve 2016/271 Sorgu sayılı kararı tutuklama tedbirinin uygulandığı; Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.09.2016 tarih ve 2016/3487 Değişik İş sayılı kararı ile sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildiği; söz konusu kararı veren Bursa 3. Sulh Ceza Hakiminin 37958 sicil numaralı Mehmet Özyalçın isimli hakim olduğu; aynı hakimin, sanık hakkında beraat ve mahkumiyet kararları verilen Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2018 tarih ve 2018/59 – 2018/292 Esas-Karar hükmüne ilişkin istinaf incelemesini yaptığı ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 25.02.2019 tarih ve 2018/2003 Esas – 2019/182 Karar sayılı kararda Başkan olarak yer aldığı; bu şekilde mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde 5271 sayılı CMK’nın 23/1 maddesine muhalefet edildiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilleri ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, verilen ceza miktarı, bozma nedeni, tutuklulukta geçirilen süre ve mevcut delil durumu dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.