Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/687 E. 2021/10538 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/687
KARAR NO : 2021/10538
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2018 tarih ve 2016/189 – 2018/239 sayılı kararı

Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
10.08.2016 (Sanıklar …, … …),
12.08.2016 (Sanık …),
Sanıklar … ve … (Beraat etmeleri nedeniyle yazılmamıştır)
Hüküm : 1- Sanıklar … ve …’ın delil elde edilemediğinden beraatlerine,
2- Sanıklar …, … ve …’ın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63,
3- Sanıklar … ve …’nun TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair istinaf başvurularının esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar …, …, … ve sanıklar müdafileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin ise, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
A- Sanıklar …, …, …, … ve … yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar …, …, … ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
B- Sanıklar … ve … yönünden kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
1) Sanık … yönünden;
a- Örgüt liderinin talimat verdiği tarihle uyumlu olarak 10.01.2014 tarihinde 100.000 TL’lik katılım hesabı açan, örgütle iltisaklı;…Özel Eğitim Tic. ve San. A.Ş’nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan, KHK ile kapatılan…Üniversitesi mütevelli heyetinde yer alan,…Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfında 22/11/2013-23/04/2014 tarihleri arasında kurucu yönetici olan, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün … ili avukatlar yapılanması kapsamında kurulan … Tahkim ve Arabuluculuk Derneği (TAHKİMDER)’nin üyesi olup dernek çatısı altında örgütçe yapılan organizasyonlara katılan, Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Derneğine (KASİAD) üyeliği bulunan ve anılan örgütün düzenlediği yurt dışı (Afrika) gezisine katılarak örgüte ait okulu ziyaret eden sanığın; örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağlantısını devam ettirip ettirmediğinin şüpheye yol açmayacak şekilde belirlenebilmesi için; öncelikle temyiz aşamasında dosya içerisine gönderildiği anlaşılan başka dosya şüphelileri Ahmet Oğuz Bacanak ve …’ın etkin pişmanlık kapsamında alınan ifade ve teşhis tutanaklarının okunması, gerekirse bu kişilerin mahkemede dinlenilmelerinin sağlanması, ayrıca iddianamede yer verilen ve 19.12.2014 tarihinde Ekrem Dumanlı ve Hidayet Karaca’nın gözaltına alınması olayı ile ilgili olarak … Şehit Cumhuriyet savcısı Murat Uzun Adliyesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına katılıp katılmadığının şüpheleri yok edecek

şekilde tespit edilmesi, yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ve tüm bu deliller kapsamında sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütü üyeliği ya da silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Kabul ve uygulamaya göre de;
Beraat hükmü kurulurken uygulama maddesi olarak CMK’nın 223/2-e maddesinin yazılmamış olması,
2) Sanık … yönünden;
a- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220.
maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Örgütle iltisaklı Kimse Yok Mu Derneği ile … Tahkim ve Arabuluculuk Derneği (TAHKİMDER) üyeliği olan sanığın, örgüt liderinin talimatından sonra Bank Asya’ya katılım hesabı açması hususu da nazara alındığında dosyaya yansıyan eylemlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Kabul ve uygulamaya göre;
Beraat hükmü kurulurken uygulama maddesi olarak CMK’nın 223/2-e maddesinin yazılmamış olması,
Kanun aykırı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.