Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/7017 E. 2023/388 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7017
KARAR NO : 2023/388
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1030 E., 2018/1286 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2017/436 Esas – 2018/118 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2018/1030 – 2018/1286 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.04.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı ve Bank … hesap hareketlerinin rutin olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık soruşturma aşamasında; 16.10.2016 tarihli müdafi huzurundaki kolluktaki savunmasında, 17.10.2016 tarihli müdafi huzurundaki savcılık savunmasında, 17.10.2016 tarihli sorgu sırasındaki savunmasında üzerine atılı eylemlerin bir kısmını kabul etmiş, ne var ki daha sonraki beyanlarında ikrara yönelik bu beyanlarını kabul etmemişse de 5271 sayılı CMK’nın 148/4 üncü maddesi uyarınca soruşturmada vermiş olduğu bahsedilen beyanlarındaki eylemleri hükme esas alınmıştır.

Sanığın ikrarını içerir soruşturma aşamasındaki beyanları, sanık hakkında beyanda bulunan kişilerin beyanlarının içeriği, Bank … hesap hareketleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın örgütün talimatı üzerine örgütün okulları, pansiyonları, dershanesi vb kurumlarının bağlı bulunduğu … A.Ş.’nin yöneticisi olduğu, güneş enerjisi işi ile uğraşan sanığın bu görevi ile ilgili her hangi bir ücret almadığı, şirket muhasebecisi Y. B.’nin getirdiği bir kısım evrakları incelemeksizin imzaladığı, bu suretle örgütün talimatı ile resmi olarak yönetici olarak gözüktüğü, sanığın örgütün mütevelli toplantılarına 15 Temmuz 2016 tarihine kadar katıldığı, bu toplantılarda örgütsel konuşmalar ile taleplerin dile getirildiğinin sanığın soruşturma aşamasındaki beyanları ile sabit olduğu, örgütün … ilçe abisi olduğu iddia olunan İ. T.’nin talebi ile örgüte müzahir olması dolayısıyla kapatılan …’a üye olduğu, E. D. beyanından anlaşıldığı

üzere örgütün yurtiçi gezilerine katıldığı, örgüte müzahir Bank Asyada hesabının bulunduğu, örgüt liderinin bankaya para yatırılması yönündeki talimatı sonrasında sanığın 05.09.2014 tarihinden sonra peyderpey ayrıntısı bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde para yatırdığı, sanığın örgütün talimatı üzerine Bank …da hisse aldığının E. B.’nin 20.09.2016 tarihli müdafi huzurundaki kolluk beyanı ve bu beyanı tekrar eden mahkememiz 2017/133 esas sayılı dosyasının 26.10.2017 tarihli beyanıyla da sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği dikkate alınarak FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağ kurduğu, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu değerlendirilmekle sanığın eylemine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda kanaat hasıl olmuş ve soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilerek sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, suçun işleniş şekli ve özellikleri, eylemlerinin çeşitliliği, sanığın suç kastının yoğunluğu bir arada değerlendirilerek TCK’nın 61 inci maddesi uyarınca TCK’nun 314/2 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak sanık hakkında ceza tayin edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanığın örgütle iltisaklı dernek üyeliğinin bulunması, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katılarak mütevelli olduğunun anlaşılması ve örgütle iltisaklı Bank Asyaya örgüt liderinin talimatından sonra hesap açtırarak para yatırması şeklindeki sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermesi karşısında, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı,

Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2018/1030 Esas, 2018/1286 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen

temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.