Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/20829 E. 2023/2300 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/20829
KARAR NO : 2023/2300
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/938 E., 2020/636 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama(…), Bozma(…)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2017/65 Esas, 2019/125 sayılı Kararı ile sanık …’ın “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile, sanık …’un “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile, cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2019/938 Esas, 2020/636 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.03.2022 tarihli ve onama-bozma görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna,
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuksuz olduğuna,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna,
Müvekkilin soruşturma ve kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilen beyanları karşısında müvekkili lehine daha fazla indirim uygulanması gerektiğine,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1-Sanık …’un örgütün Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi içindeki 2008-2014 yılları arasında kadın yapılanması içerisinde görevlendirildiği, tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere -Şule- kod ismi ile bilindiği, o dönemki adıyla -okul cemaat ablası- olarak da bilindiği, örgüt evinde kalan öğrencilerden hakim-savcı olmak isteyenler ile özel olarak ilgilendiği, aynı zamanda sınava hazırlama evlerinde ev ablalığı görevi yaptığı ve bu evlerde sohbetler yapıldığı, daha sonra mülakat evi olarak bilinen evlerde kalmaya da devam ettiği, 2016 Mayıs ayında avukat olarak çalıştığı Kahramanmaraş ilinde kadın avukatlar mesulü olarak görev yaptığı, bu ilde bayan yurtları müdürlerinin sanığın evinde toplantı yapıldığına ilişkin beyanlar dikkate alındığında sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bağının bulunduğu, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerinin olduğu kendisine verilen talimatlara uyduğu, bu halde Fetö Terör Örgütü üyesi olduğu sabit görülerek eylemine uyan TCK 314/2. maddesi gereği cezalandırılmasına karar verildiği,
2-Sanık …’ın örgüt içerisinde tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere, bölgeci ve bayan avukat sorumlusu ve hakim-savcı çalışma evi ablası olarak görev yaptığı, -Rümeysa- kod adını kullandığı, bir çok örgüt evinden sorumlu olduğu ve yapılan sohbetlerde himmetlerin kendisinde toplandığı, örgüt içinde oldukça aktif şekilde çalıştığı ve örgüt evlerine eleman temin ettiğine ilişkin beyanlar ile, sanığın soruşturma ve kovuşturmada etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanlarıyla tanık beyanlarını ikrar ettiği, istikrarlı şekilde bildiklerini ve süreç içinde temas ettiği kişiler hakkında bilgiler verdiği dikkate alındığında sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bağının bulunduğu, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerinin olduğu kendisine verilen talimatlara uyduğu, bu halde FETÖ Terör Örgütü üyesi olduğu sabit görülerek eylemine uyan TCK 314/2. maddesi gereği cezalandırılmasına ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık … yönünden;
1) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere; bölgeci, bayan avukat sorumlusu, hakim-savcı çalışma evi ablası olarak görev yapan, -Rümeysa- kod adını kullanan, birçok örgüt evinden sorumlu olan ve yapılan sohbetlerde himmetlerin kendisinde toplanan, örgüt içinde oldukça aktif şekilde çalışan ve örgüt evlerine eleman temin eden, soruşturma ve kovuşturmada etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanlarıyla tanık beyanlarını ikrar eden sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bağının bulunduğu, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerinin olduğu kendisine verilen talimatlara uyduğu böylelikle Fetö Terör Örgütü üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
Sanık … yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirerek bu kapsamda bilgiler veren sanık hakkında; incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, niteliği ve faydalılık derecesi ile yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmaması yönünde bir tartışma yapılmaksızın TCK’nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayarak yazılı şekilde hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle;
Sanık … müdafiinin, sanık … ve müdafiinin temyiz talepleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2019/938 Esas, 2020/636 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.