Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/33756 E. 2022/9164 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/33756
KARAR NO : 2022/9164
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Sanık … hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3/1, 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca maddeleri uyarınca mahkumiyet sanıklar …, …, … hakkındaTCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3/1,5/1, TCK’nın221/4-2.cümle, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 221/5, 58/9,63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet
Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri, o yer Cumhuriyet savcısı

Bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanıklar …, …, … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine. ancak:
1-Sanık … yönünden;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar, 26.10.2015 tarih, 2015/1565 esas. 3464 karar sayılı kararları).
TCK’nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Yakalandıktan sonra soruşturma aşamasında ByLock kullandığını kabul eden, örgütteki konumu, faaliyetleri, sorumlu olduğu örgüt üyeleri ile örgütün Bolu ve Konya yapılanmasında faaliyette bulunan 48 örgüt üyesi hakkında bilgiler veren, sanık hakkında tespit edilen cezadan TCK’nın 221/4-2. cümlesi gereğince dosya kapsamına, hakkaniyete ve adalete uygun makul bir indirim yapılması gerekirken dosya kapsamı ile uyuşmayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Sanıklar Orhan ve Onur yönünden;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık kurumunun uygulanma şartları oluşmadığına ilişkin ilk derece mahkemesinin 2018/265 esas 2019/179 karar sayılı kararındaki tespit, olgu ve yerinde görülen tartışmalardan sonra haklarında hukuki durumlarını değiştirecek ikrar ve/veya delil bulunmadığı halde belirlenen cezaların anılan yasanın 221/4 maddesi gereğince indirilmesi suretiyle noksan cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle CMK’nın 302/1 maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.