YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/33777
KARAR NO : 2022/9479
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2021 tarih ve 2016/261 – 2021/213 sayılı kararı
Suç : Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık …, …, …, …, , …, …, …, … ve … yönünden 20.09.2016 … yönünden 28.08.2016
…, …, …, …, …, …, … ve … yönünden 30.07.2016 … yönünden 30.07.2016 … yönünden 30.08.2016 … ve … yönünden 24.09.2016
Hüküm : 1-)
A-)Sanık … hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümle, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
B-)Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında ayrı ayrı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53/1- 2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
C-)Sanılar …, … ve … hakkında ayrı ayrı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından HAGB kararlarına ilişkin katılanların istinaf taleplerinin reddine, sanık …, …, … ve … müdafilerinin istinaf başvurularının
esastan reddine, diğer sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine,
2-) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında Anayasal Düzeni ortadan
kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden ayrı ayrı 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararlarına ilişkin tüm katılanların silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden istinaf taleplerinin reddine,
Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs suçu yönünden ise katılan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün istinaf talebinin reddine, katılanlar … ve TBMM Başkanlığının istinaf başvurularının esastan reddine,
3-) Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında ayr ayrı;
A-)TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına ilişkin katılanların istinaf taleplerinin reddine, sanıklar ve müdafilerinin
istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine,
B-) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararlarına ilişkin katılan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün istinaf talebinin reddine, katılanlar … ve TBMM Başkanlığının istinaf başvurularının
esastan reddine,
4-)
A-)Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ayrı ayrı 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince
verilen beraat,
B-)Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin HAGB ve TCK’nın 158/1-e, 62, 53/1-2-3, 52/2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına ilişkin tüm katılanların istinaf taleplerinin reddine,
5-) Sanıklar İdris Gökçe, … ve … hakkında ayrı ayrı silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden BOZMA ve Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu yönünden
5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararlarına ilişkin tüm katılanların silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden istinaf taleplerinin reddine, Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu yönünden ise katılan İçişleri
Bakanlığı …’nün istinaf talebinin reddine, katılanlar … ve TBMM Başkanlığı’nın istinaf başvurularının esastan reddine,
6-) Sanık … hakkında Silahlı Terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin HAGB ve Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın
223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararlarına ilişkin tüm katılanların silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden istinaf taleplerinin reddine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu yönünden ise katılan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün istinaf talebinin reddine, katılanlar … ve TBMM Başkanlığının istinaf başvurularının esastan reddine,
7-)
A-)Sanık … hakkında Nitelikli Dolandırıcılık suçundan BOZMA ve TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
B-)Sanık … hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 e 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve TCK’nın 158/1-e, 62, 53/1-2-3, 52/2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına ilişkin tüm katılanların istinaf
taleplerinin reddine, sanık … müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, sanıklar müdafiilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
Temyiz edenler : Sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii , sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık …, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ile katılan kurumlar vekilleri
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I-a)Katılanlar …, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı … vekillerinin sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf taleplerinin reddine dair karara ilişkin temyiz istemleri ile,
Katılan İçişleri Bakanlığı … vekilinin sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik istinaf taleplerinin reddine dair karara ilişkin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Bölge adliye mahkemesinin, katılanların belirtilen suçların niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
b) Sanık … müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz başvurusu yönünden;
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme ilişkin bölge adliye mahkemesi tarafından verilen bozma kararı 5271 sayılı CMK’nın 286/1 maddesi gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi tarafından verilen 24.02.2022 tarihli temyiz talebinin reddine dair karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin başvurusunun reddine ilişkin ek kararın ONANMASINA,
c)Sanık … müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün istinaf mahkemesince bozulmasına dair karara yönelik, sanık … müdafiinin ise nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün esastan reddine dair karara yönelik temyiz talepleri yönünden;
Sanık … hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme ilişkin bölge adliye mahkemesi tarafından verilen bozma kararı 5271 sayılı CMK’nin 286/1 maddesi gereğince kesin olup, temyizi kabil bulunmadığından, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından verilen karar ise, verilen cezaların tür ve süresine göre CMK’nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Kusuru olmaksızın temyiz süresini geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği ve kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de kişinin kusursuz sayılacağına dair CMK’nın 40/1-2. maddesi sarahati de nazara alındığında, sanık …’ın 25.03.2022 tarihli dilekçesinin, aynı Kanunun 41. maddesi kapsamında öngörülen şekil ve haklı gerekçeleri içeren eski hâle getirme ve temyiz talebi olarak kabul etmek gerekmekle diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
II-1- a) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet,
b) Sanıklar …, …, …, … ve … haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat,
c) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile ilgili olarak;
Sanık … ile ilgili beyanı olmamasına rağmen ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde delil olarak …’ın ifadesine yer verilmesi, değerlendirmeye de alınmaması nedeniyle maddi hata olarak görülmüş,
Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın bireyselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar …, …, … ve … ile ilgili ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları beklenilmeden karar verilmesi,
Sanıklar … ve … hakkında, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan belirleyici delillerin suçun sübutu ve cezanın bireyselleştirilmesi için yeterli olduğu, beyanları belirleyici delil niteliğinde olan tanıkların, sanıkların da hazır bulunduğu celsede dinlenilmiş olmaları karşısında, savunmanın usule aykırı dinlenmeleri nedeniyle bazı tanıkları sorgulama hakkı tanınmadığı yönündeki itirazları sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … ile ilgili olarak eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, anayasal düzeni oratadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatlerine karar verilen sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … ile ilgili olarak ise yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair ilgili ve yeterli gerekçelerin dosya kapsamına uygun ve denetime elverecek biçimde karar yerinde gösterildiği anlaşılmakla anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçları açısından katılanlar … ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekilleri, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık …, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii ile diğer sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanıklar …, …, …, …, … ve … haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının tetkikinde;
A)Sanıklar …, … ve … haklarındaki hükümler ile ilgili olarak;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine. Ancak;
a) Sanık … yönünden;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı bağlamında sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, suçun işlendiği yer itibariyle faaliyetlerinin yoğunluğu ve mahiyeti meydana getirdiği tehlike göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana ve dosya kapsamına uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
b) Sanıklar … ve … yönünden;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları).
TCK’nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olan, yakalandıktan sonra soruşturma ve yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumları itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile birtakım örgüt mensupları hakkında faydalı bilgi veren sanıkların fiili statülerini kabul ve beyan ile pişmanlıklarını ifade ettiklerinde şüphe bulunmamakla, bu fiili durumlarına ilişkin hukuki vasıflandırılmaları kabul etmemelerinin, anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek, haklarında TCK’nın 221/4-2. cümle maddesi gereğince hakkaniyete uygun makul ve adil oranda indirim yapılması gerekirken, etkin pişmanlık kurumunun amacı ve dosya kapsamı ile de uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
B) Sanıklar … ve … haklarındaki hükümler ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16. MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının ilgili birimlerden yeniden istenmesi ve sanıklar hakkında örgütlü suçlar bilgi havuzunda bilgi ya da beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, var ise tespit edilen kişilerin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenildikten sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
C) Sanık … hakkındaki hüküm ile ilgili olarak;
Sanık müdafiinin 29.03.2021 tarihli hüküm celsesine katılamayacağına ilişkin vermiş olduğu 26.03.2021 tarihli mazeret dilekçesi hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmeden yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 188/1 ve 216. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafileri ile katılan vekillerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık … yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.