Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/34304 E. 2023/2670 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/34304
KARAR NO : 2023/2670
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2019/380 Esas, 2022/48 sayılı Kararıyla sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/621 Esas ve 2022/638 sayılı Kararıyla sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, suç tarihinin Silvan ilçesinde meydana gelen olayların bitiş tarihi olan 14.11.2015 yerine 30.03.2018 tarihi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmekle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.07.2022 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyiz istemleri özet olarak;
1. Gizli tanığın beyanları itibarıyla 2014 yılındaki eylemlerin iddianameye konu edilmediğine ve o tarihte sanığın İstanbul ilinde sigortalı çalıştığına ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğuna,
2. Tanık B. Y.’nin beyanlarının husumete dayalı olarak verildiğine,
3. Ele geçirilen dökümanlarda sanığın yüzünün kapalı olduğuna ve silahlı olmadığına, bu durumun sanığın örgüt tarafından tehdit edildiğine savunmalarını desteklediğine, sanığın ikrarı olmasa idi şahsın sanık olduğunun ispatlanamayacağına,
4. Tanık beyanlarında sanığın hangi tarihte örgütün eline geçtiğinin belirtilmediğine, söz konusu tarihin ve bu tarihte örgüt mensupları ile kolluk kuvvetleri arasında çatışma olup olmadığı net şekilde araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
5. Sanığın savunmalarının ve lehe hususların dikkate alınmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine,
6. Sanığın gizli tanık olarak beyanlarının alındığı diğer dosyaların araştırılması ve sanığın tanık koruma kapsamına alınması gerektiğine,
7. Usule, kanuna ve vicdana aykırı karar verildiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz aşamasında sunduğu 23.01.2023 tarihli dilekçesi, işbu dilekçe ekinde yer alan sanığın 17.01.2023 dilekçesi kapsamında;
Sanıktan uyuşturucu kullanması sebebiyle idari para cezası istenmesi neticesinde sanığın zorla silahla alıkonulduğu, sanığa zorla hendek kazdırıldığı ve silahlı nöbet tutturulduğu belirtilerek, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunduğu, sanık müdafinin ise suçun özel kast dahil yasal unsurlarının gerçekleşmemesi sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebini sunduğu anlaşılmaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın aşamalardaki ikrarı, tanık Bahattin Y.’nin hükme esas alınan müdafii huzurunda vermiş olduğu kolluktaki 10.03.2021 tarihli kolluk beyanı, gizli tanık Çaylak’ın beyanı, sanığın diğer örgüt üyeleriyle birlikte Silvan İlçesinde uzun namlulu silahlarla, pompalı tüfekle nöbet tuttuğu ve kum torbası doldurduğu sanığın bu şekilde güvenlik güçlerinin ve sivil halkın Silvan İlçesine giriş çıkışlarını engellediği, Silvan İlçesinde diğer örgüt mensuplarıyla birlikte hendek, barikat ve mevzilerin inşasına iştirak ettiği, sanığın bu eylemlerine ilişkin AZAD FARQİN Dökümanlarında ele geçirilen fotoğraf içerikleri göz önüne alındığında; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin içtihatları göz önüne alınarak sanığın mensubu olduğu silahlı terör örgütünün amaç suçunun gerçekleştirilmesine yönelik vehamet oluşturan güvenlik güçlerine karşı silahlı saldırı gerçekleştirilmesi için açılan hendek ve barikatlarda silahlı nöbet tutma ve hendeklerde mevzilerde kullanılmak üzere kum torbası doldurma faaliyetlerine katıldığı, öldürme veya yaralama suçlarına iştirak ettiği kanıtlanamasa da eyleminin doğrudan ve başlıbaşına Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yöneldiği belirtilerek eyleminin devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Dairemiz ilamının “hukuki süreç” başlığında 2 numaralı paragrafında belirtilen maddi hata dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir” hükmü uyarınca; dava konusu yapılacak eylemin, sevk maddeleri ile birlikte, bağımsız olarak iddianamede gösterilmesi gerektiği, somut olayda sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davaların devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna dönüşmeyeceği gözetilerek, dava açılması sağlanmadan yargılamaya devamla ve ek savunma verilmek suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/621 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.