YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38500
KARAR NO : 2023/10462
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1518 E., 2021/1169 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 … Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2021 tarihinde yüze karşı verilen kararına yönelik sanık müdafii tarafından 17.06.2021 tarihinde temyiz sebeplerini içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın sanık müdafiine 30.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği halde sanık müdafilerinin 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen yasal süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı görülmüş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında veya sanık müdafiine gerekçeli kararının tebliğine ilişkin mazbatada 295 inci maddesinde düzenlenen 7 günlük hak düşürücü süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafilerinin temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 … Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2020/38 Esas, 2020/135 … Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 … Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/1518 Esas, 2021/1169 … Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 … Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 … … Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 … Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 … Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının lehe temyiz sebepleri özetle;
1.Sanık ile ilgili olarak verilen mahkumiyet kararının hukuka uyarlı olmadığının değerlendirildiğine,
2.Sanığın dosyasındaki delillere bakıldığında FETÖ/PDY örgütünün klasik değerli kişileri kullanmasına ilişkin bir dosya olduğuna,
3.Sanığın yurt dışında bulunan yabancılar ile çalışan, yüzyüzelik ilkesi gereği duruşmalarda Türkçe’yi dahi çok iyi kullanmadığı gözlemlenen bir kişi olup ülkeyi ve yaşadığı Dalyan bölgesini bilmeyen bir kişi olduğuna,
4.Bölgede hatırı sayılır bir ticaret hacmine ulaşması üzerine kendisine bir dernek kurdurulduğuna, sanığın bu derneğin başına geçirildiğine, 17/25 Aralık olaylarının olması üzerine sanığın gerçek durumun ortaya çıkması ile birlikte bu derneğin kapatılmasını sağladığına,
5.Sanığın 17/25 Aralık sonrası dış dünyaya yansıyan faaliyetlerine bakıldığında tüm tanıkların söylediği üzere 17/25 Aralık öncesi birkaç sohbete katılan sanığın bu süreçten sonra ayrıldığına, bu yapının gerçek yüzünü görmesi ile birlikte bu kişilerden uzak durduğuna, başlangıcından beri mensubiyet şeklinde bir bağı olduğunu gösterir hiçbir delilin bulunmadığına, ilk derece mahkemesinin de beraat kararını bu gerekçelere dayandırdığına,
6.Kararın usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunduğundan kararın bozulması talebine,
7.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1.Kararın yasalara, adalet ve hakkaniyete aykırı olduğuna,
2.Sanık lehine hususların göz önünde bulundurulmadığına, aleyhine olanların ise seçilerek cezalandırma yoluna gidildiğine,
3.Tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğine,
4.Bölge Adliye Mahkemesinde dernekte yönetici olan ve ilk derece mahkemesince dinlenen tanık M.K. nin dinlenmediğine ve önceki beyanlarının dikkate alınmadığına,
5.Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarının aleyhe yorumlandığına, soruşturma aşamasında mütevelli olduğuna ilişkin beyanın söylenmediğine,
6.Maddi durumunun iyi olması sebebiyle örgütün sanıkla ilgilendiğine,
7.İyi İngilizce bildiği için dernek başkanı yapıldığına, 17/25 Aralık sürecinden sonra derneği kapatmak için çaba gösterdiğine,
8…. Ş.’nin kendisini kurtarmak adına etkin pişmanlıktan yararlanan bir itirafçı olduğuna, beyanlarının doğru olmadığına,
9.Sanığın mütevelli olmadığına, tanığın sanığın mütevelli olduğuna ilişkin eylemlerini somutlaştırmadığına,
10.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
11.Sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair eylem ve somut delil bulunmadığına,
12.Sanığın katılmış olduğu söylenen toplantıların, örgütün gerçek niteliğinin kamuoyunca bilindiği süreçten önceye ilişkin olduğuna, bu süreçten sonra örgüt tarafından organize edilen toplantılara katılmaya devam ettiğine dair tanık veya sanık beyanı yahut başkaca delil bulunmadığına,
13.Mahkumiyete esas alınan tanığın dahi sanığın 17/25 Aralık sürecinden sonra irtibatı olmadığını beyan ettiğine,
14.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 … Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas 2017/5155 … Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili … ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının … ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü … ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır. (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 … Kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında;
Tanık anlatımları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında tanık beyanlarının 17/25 Aralık süreci öncesine ilişkin olduğu, tanıkların beyanlarında sanığın 17/25 Aralık sürecinden sonra irtibatını kestiğini, derneğin kapatılması için çaba gösterdiğini beyan ettikleri, sanığın örgütle iltisaklı dernek üyesi olması ve dernek başkanlığı yapmasına dair eylemlerinin ise, sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüte yardım etme ve üyelik kastıyla hareket ettiğini ispat eden faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra kayda değer örgütsel bir eylem ve faaliyeti tespit edilemeyen, örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğu yönünde her türlü kuşkudan uzak delil bulunmayan sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde kaldığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/1518 Esas, 2021/1169 … Kararının 5271 … Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 … Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.