YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4116
KARAR NO : 2023/4926
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2019
tarihli ve 2018/352 Esas, 2019/149 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkra son cümlesi, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 02/07/2020 tarihli ve 2019/1279 Esas, 2020/635 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz istemi özetle;
1.Beyanları esas alınarak hüküm kurulan tanıklar mahkeme huzurunda dinlenilmediğine,
2.Mahkumiyet kararının oy çokluğu ile alınmış olmasına rağmen kararda muhalefet şerhinin bulunmadığına,
3.Sanığın örgütsel talimatla ByLock gizli programını indirdiği belirtilerek bu husus FETÖ/PDY ile arasında organik ve sıkı bir bağ olduğu ve örgütün bir üyesi olduğu şeklinde hayali çıkarımların bulunduğuna, cgnat kayıtları, USER ID ve şifresi bulunmayan bir program kullanımından bahsedilemeyeceğine,
4.S. T.’nin sanık hakkında etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanları duruşmada tartışılmaksızın şahsın tanık olarak dinlenip sorulacak sorular ve iddia ettiği hususlar kendisine sorulup somut gerçeklik ortaya çıkartılmaksızın beyanlarının hükme esas alındığına,
5.Sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğine,
6.Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
7.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
8.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi kısa kararında hükmün oy çokluğu ile verildiğinin belirtilmesi karşısında; İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçesinde ya da sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde de belirtmesine rağmen istinaf mahkemesi kararında bu hususun sehven yapılan maddi hata olup olmadığının tartışmasız bırakılmasına göre;
Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde; sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi hükmünün oyçokluğu ile verildiğinin belirtilmesine rağmen, karşı oy kullanan Başkan ya da üyenin kim olduğu ile karşı oy gerekçesinin tutanakta ve gerekçeli kararda gösterilmemesi suretiyle ile Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasasının 141/3, CMK’nın 34/1, 224/2 ve 232/3 üncü maddelerine aykırılık oluşturacak şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/1279 Esas, 2020/635 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …