Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/8146 E. 2023/6013 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8146
KARAR NO : 2023/6013
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 07.12.2020 tarihli ve 2019/7383 Esas, 2020/6194 sayılı bozma kararı üzerine;
1. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2021/68 Esas, 2023/14 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.03.2023 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2.Delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
3.Sanığın talimattan haberi olmadığına,
4.Sanığın banka kapatılıncaya kadar Bank … hesabını kullanmaya devam ettiğine,
5.Somut delil olmaksızın düşünce, tahmin, değerlendirme ve niyet okumalarla suç isnadı yapılmasının hukuka aykırı olduğuna,
6.Sanığın hesap hareketlerinin olağan bankacılık işlemleri olduğuna,
7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan temel ceza belirlenirken delalet maddeleri olan TCK’nın 314/3 üncü ve 220/7 inci maddelerinin belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Örgüt mensubu olmayan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3.Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunda, suç tarihinin yardım oluşturan en son eylem tarihi olan “18.09.2014” yerine “28.02.2017” olarak gösterilmesi,
4. Önceki hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık lehine olduğu nazara alınmadan bozma sonrası yapılan yargılama giderinin 5271 sayılı Kanun’un 325 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2021/68 Esas, 2023/14 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bendi gereği hükmün birinci fıkrasında “TCK’nın 314/2 nci maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “314/3 üncü ve 220/7 inci maddeleri yollamasıyla TCK’nın 314/2 nci maddesi” ibaresinin yazılması, hükmün yedinci fıkrasındaki “Cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” ibaresinin çıkarılması, ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “18.09.2014” olarak yazılması, yargılama giderine ilişkin kısım bütünüyle çıkartılarak yerine “Bozma ilamının sanık lehine olması nedeniyle bozma ilamından sonraki yargılama giderlerinin hazine üzerine bırakılmasına, bozma öncesi yapılan ve sanığa yükletilebilecek diğer yargılama giderlerinin CMK’nın 325 inci maddesi uyarınca sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.