YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16624
KARAR NO : 2010/19702
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.541,45 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı İçişleri Bakanlığı vekili; davalı tarafından yaralanan dava dışı görevliye 2330 sayılı Yasa’ya göre ödenen 2.541,45 TL tazminatın, sebep olan davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; ispat edilemeyen davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
2330 Sayılı Yasanın 3.maddesine göre; “Bu kanun kapsamına girenlerden; yaralananlara en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarında belirlenen tazminatın %20’si tutarında nakdi tazminat ödenir.” Aynı Kanunun 6. maddesine göre ise; “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır.”
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 04/10/2007 tarihinde ihbar üzerine olay mahalline gelen görevli polis memuru Kürşat Karaduman’a görevini yaptığı sırada davalının müessir fiilde bulunarak 5 gün iş ve gücüne mani olduğu ve bu suçtan Asliye Ceza Mahkemesinde mahkum olduğu, kararın kesinleştiği, görevlinin talebi üzerine davacı İdare tarafından 2330 sayılı yasa uyarınca yaralanan kişiye 2.541,45 TL tazminat ödeme yapılmak suretiyle, davalıdan rücuan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Yerel Asliye Ceza Mahkemesinde, toplanan deliller ile davalının görevli polis memuruna kasten müessir fiilde bulunduğu, böylece yaralanan yönünden maddi ve manevi tazminat isteme hakkının doğduğu ve idarenin bu zararı karşılamak üzere nakdi tazminat ödemesine davalının hukuka aykırı eyleminin yol açtığı tespit edilmiş ve bu husus mahkumiyet kararı ile subuta erdirilmiştir.
Saptanan bu olgunun BK.nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağladığı, özel yasa ile belirlenen oranda maddi ve manevi tazminat karşılığı tazminat ödeyen davacının, ödediği bu miktarı sebep olan kişiye rücu hakkı doğduğu gözetilerek, işin esası incelenip, olay tarihine göre zarar kapsamı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.