Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/19525 E. 2011/1593 K. 03.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19525
KARAR NO : 2011/1593
KARAR TARİHİ : 03.02.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.643,10 TL menfi tespitin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, kaçak su kullandığından bahisle 4.643,10 TL borç tahakkuk ettirildiğini, ayda 80 m3 su kullandığını, bu suyun tamamının tankerlerle getirildiğini ileri sürerek, 4.643,10 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kuyu suyu aboneliği yaptırmadan işyeri ve oto yıkamada kuyu suyunu kaçak olarak kullandığı tespit edilendavacı hakkında Tarifeler Yönetmeliği gereğince tahakkuk yapıldığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, davacının 27.05.2008 tarihli tutanak ile tahakkuk ettirilmiş olan kaçak bedeli olarak 4.643,10 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Aski idaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı hakkında 27.05.2008 tarihinde tutanak tutulmuş, tutanak tarihinden sonra davacı 26.06.2008 tarihinde atıksu abonesi olmuştur. Davacı hakkında tutulan 20.04.2008 tarihli tutanakta “Yeraltı suları bir araya toplayan motorla tanka dolum yapıp yıkamada kullandığı tespit edilerek Aski Tarifeler Yönetmeliği 59. maddesi gereğince cezalı tahakkuk yapılmıştır”. Mahallinde yapılan keşifte de bu husus belirlenmiş, ama dalgıç pompasının yeraltı su seviyesinin yüksekliği nedeniyle burada biriken suların tasfiyesi için olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bilirkişi, kuyu olarak belirtilen yerin 2,5-3 metre derinlikte olup, yükselen yeraltı suyunu toplamak ve oradan dışarı atmak için yapıldığını belirtmiştir.
Mahkmece atıksu abonesi olmadan kuyu suyu kullandığı dosyadaki belge ve bilgilerle sabit olan davacının borçlu olduğu miktarını Tarifeler Yönetmeliği de gözetilerek tespit etmesi ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, dosyadaki delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.