Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/19997 E. 2011/691 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19997
KARAR NO : 2011/691
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.500 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 2.342.40 TL’lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların paydaşı olduğu taşınmazın davalı tarafından kullanılması nedeniyle 1.1.2004 – 31.12.2008 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil bedeli olarak 2.500 TL. nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası nedeniyle davalının isteme konu dönem için ecrimisil yükümlü sorumlu olduğu kabul edilmiş ve 19.10.2009 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisile konu taşınmazda taraflar paydaştır.
Paydaşlar, kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazlardan ya da gelirinden yararlanma isteklerinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Bu koşul dava şartı olup mahkemece resen araştırılması gerekir.
Somut olayda; davacı, dava dışı …’ya miras yolu ile intikal eden hisseyi düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın almış ve iştirak halinde mülkiyetin davalı tarafından çözülmesinden sonra sözleşmeye dayanarak açtığı tapu iptali ve tescili davası sonucunda (verilen 29.12.2003 tarihli karar ile) taşınmazda paydaş olmuştur. Bu durumda, açıklanan niteliği gereği mülkiyetin kazanıldığı dava, sözleşmeden … kişisel hakka dayanmakta olup, henüz paydaş olmayan bir kimsenin yararlanma istemini içerdiğinin, dolayısıyla intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin kabulüne imkân yoktur. Ancak, paydaş olan davacının taşınmaz için ortaklığın giderilmesi istemiyle 23.5.2005 tarihinde dava açtığı anlaşılmaktadır. Şu halde ortaklığın giderilmesi davasında davalıya gönderilen dilekçenin tebliği ile intifadan men koşulu gerçekleşmiş olduğundan, dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihinin araştırılması ve bu tarihten sonraki dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile isteme konu dönemin tamamı için ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Bundan ayrı, ilke olarak kira geliri üzerinden ecrimisilin belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle getirebileceği kira parası emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil bedeli rayiç değerlere göre takdir edilir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, emsal kira sözleşmeleri incelenmemiş, soyut gerekçelerle taşınmazın 2009 yılında getirebileceği aylık kira parası belirlenmiş, davaya konu dönemlerdeki Bayındırlık ve İskân Bakanlığı karne katsayıları ile belirlenen aylık kira parası çarpılarak ecrimisil hesaplaması yapılmıştır. Açıklanan bu haliyle rapor, hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.