Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/14228 E. 2011/20280 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14228
KARAR NO : 2011/20280
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; ana taşınmazın ortak alanı olan yere davalının el attığı ve kantin olarak kullandığı ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle 4.000 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece; ecrimisil istenilen yerin davalı tarafından kullanımı için davacıdan önceki malikin muvafakat verdiği ve buna göre tadilat projesi hazırlanarak yerin kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, dava konusu ana taşınmazdaki 5 ve 6 nolu bağımsız bölümleri 03/03/2009 tarihinde satın aldığı dosyada mevcut tapu kaydından anlaşılmaktadır. Yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu uyarınca da davalının teneffüs alanı, kantin ve wc olarak kullandığı yerin taşınmaz ortak alanı olan çatı katında bulunduğu çekişmesizdir. 5 ve 6 nolu bölümlerin davacıdan önceki malikinin 13/08/1999 tarihli muvafakatname ile belirtilen yerin teneffüs alanı ve kantin olarak kullanılmasına izin verdiği hususunda da uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, bahsi geçen muvafakatnamede herhangi bir süre belirtilmemiş olup, ortak alan olan çatı katının süresiz bir şekilde sadece 13 ve 14 nolu bağımsız bölüm sahiplerinin kullanımına tahsis edilmiş gibi bir sonuç doğurması da Anayasa tarafından korunan mülkiyet hakkı ile bağdaşmaz.Diğer kat maliklerinin ortak alandan yararlanma hakkını tamamen ortadan kaldıracak şekilde tesis edilen muvafakatnamenin geri alınmadığı sürece kat maliki yönünden bağlayıcı olacağı kabul edilmelidir. Buna göre, davacının çektiği ihtarname ile önceki malik tarafından verilen muvafakati geri aldığı gözetilerek, bu tarihten sonraki dönem için hissesi oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, davanın tümden reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.