Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/14409 E. 2011/19719 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14409
KARAR NO : 2011/19719
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 20.350 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacı Vek.Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davalı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesi ile; taraflar arasında uzun yıllara dayalı olarak motor yenileme-ölçme ve rektifiye yapma hizmeti ilişkisi mevcut olup, bu meyanda aralarında bir de yazılı sözleşme yapıldığını; yazılı sözleşme ile …-… Otomotiv San. Tic.Ltd.Şti. … yetkili servisinde araçlara yapılacak olan tüm motor yenileme-ölçme ve rektifiye işlerini yapmakla yükümlülüğü yazılı sözleşme ile … Firması …-… kabul ve taahhüt etmiştir” şeklinde anlaşmaya varıldığını, davalı şirket tarafından, davacı işletmenin rektifiye atolyesine gönderilen gerek garanti kapsamındaki ve gerekse garanti kapsamı dışındaki ve tüm marka, eski ve yeni tüm motorlu taşıtların motorlarının rektifiye-motor-yenileme-ölçme vs. işleri ve gerektiğinde yedek parça takılması işlerinin yapıldığını; ancak, yapılan işlerin bedelinin ödenmediğini iddia ederek; davalı şirkete 2006, 2007 ve 2008 yıllarında yapılan muhtelif (112 adet) araçlara ait işler sebebiyle hak edilen toplam 20350 TL alacağın, ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacı tarafla hiç bir sözleşmesinin bulunmadığı gibi, davacıya tamir için giden araçların da müşterilerin kendi isteğiyle ve talepleriyle götürdükleri araçların olabileceğini, ücret sözkonusu olsa idi, davacıların araca yaptığı işlemle ilgili fatura düzenleyip firmalarına vermek zorunluluğu olması gerektiğini; davacıların araç sahiplerinden tahsil edemediği parayı kendilerinden tahsil etmeye çalıştığını savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; “…dava konusu ile ilgili düzenlenen bilirkişi raporunda; davalının ticari defterlerinde davacının düzenlediği az sayıda fatura bedelinin ödendiğini, dosyaya sunulmuş bulunan iş emirlerinin deftere kaydedilmediği, davalının ticari defterlerinde davacıya herhangi bir borcun görünmediğinin belirtildiği; dosyaya sunulmuş olan 112 adet iş formu başlıklı belge incelendiğinde, bu belgelerin davalı tarafından bastırılmış ve davacıya davalı tarafından tamire gönderilen araçlar için düzenlendiği, bu formların düzenlenirken sevk edilen araç, bu araca yapılacak işlem ve bu işlemin tutarının yazıldığı; ancak, bu bedellerin araç sahiplerinden mi yoksa formları düzenleyen davalıdan mı tahsil edileceğinin formdan anlaşılamadığı, bu formların fatura ya da fatura yerine geçecek belgelerden olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle” davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Taraflar arasında; davalının işveren, davacının yüklenici olarak kabul edildiği yazılı sözleşme bulunmaktadır. Bu ilişkinin, BK’nun 355 ve devamı maddelerinde ifadesini bulan eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve mahkemece bu çerçevede bir inceleme ve araştırma yapılması gerektiği gözetilmeden; yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.