YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14734
KARAR NO : 2011/19388
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davada 2006 yılında boşanma kararı ile bağlanan 250 TL yoksulluk nafakasının 2.000 TL’ye yükseltilmesi talep edilmiş, davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yoksulluk nafakasının dava tarihi olan 20.11.2008 tarihinden davacıya SGK tarafından maaş bağlandığı 01.09.2009 tarihine kadar aylık 700 TL’ye yükseltilmesine, 01.09.2009 tarihinden sonraki döneme ilişkin ise davacının talebinin reddine karar verilmiştir.TMK.nun 175.maddesinde “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.” hükmü 176/4 maddesinde de “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” hükmü getirilmiştir.Anılan yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir. Yoksulluk durumu günün ekonomik koşulları ile birlikte tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir. Yoksulluk nafakası ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanır.Onun içindir ki, bilimsel öğreti de; evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devamı niteliğinde olduğu” belirtilmektedir. (Akıntürk Turgut: Aile Hukuku 2.Cilt- İstanbul 2002-s-294) (HGK 16.05.2007 2007/2-275-275) Somut olayda davalının emekli olduğu ve 700 TL emekli maaşı aldığı, 3.500- 4.000 TL civarında kira geliri olduğu, tarafların 2006 yılında boşandıkları ve boşanmada kusurun davalıda olduğu anlaşılmaktadır.Nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumuna, nafakanın takdir edildiği 2006 yılında bu davanın açıldığı tarihe kadar, olağanüstü bir değişiklik olamadığı anlaşılmasına göre; yoksulluk nafakasının TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında arttırılması ve böylece tarafların arasındaki önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Mahkemece bu hususun gözardı edilerek dava tarihinden davacıya SGK tarafından maaş bağlandığı 01.09.2009 tarihine kadar aylık 700 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.