YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15081
KARAR NO : 2011/20154
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.022.10 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı … vekili 2022 sayılı yasa uyarınca özürlü- yetim maaşı alan davalının 01.04.1986 tarihinden itibaren Bağ-Kur kaydının bulunduğu tespit edilmekle söz konusu aylığın kesildiğini, öncesi, yasayla terkin edilmekle 01.06.2008- 31.08.2009 tarihleri arasında hak kazanmadığı halde yersiz ödenen 4.022.10 TL alacağın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı, ödemenin müktesap hak olması nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ödemenin doğrudan idare tarafından yapılması nedeniyle kendi hatasından kaynaklanan bir sorumluluğu davalıya yükleyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.Dosya içeriğinden davalıya 2022 sayılı yasa uyarınca 01.03.1980 tarihinden itibaren özürlü aylığı bağlandığı, bilahare babasının vefatı nedeniyle ve özürlü olmasından dolayı 01.04.1986 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, son aylığın 243,10 TL olduğu anlaşılmaktadır. 2022 sayılı yasanın 3.maddesi uyarınca peşin verilen aylıklar geri alınamaz, ancak geçim şartının kalkması halinde, şartın kalktığı tarihden itibaren kesilir. Aynı yasa uyarınca çıkarılan yönetmeliğin 19.maddesinde aylıkların kesilmesi şartları sayılarak belirlenmiş olup bu maddeden atıfla aynı yönetmeliğin 5/a maddesinde herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan bir gelir veya aylık hakkından faydalananların bu yönetmelik de belirtilen haklardan yararlandırılmayacağı açıklanmak suretiyle belirtilmiştir.Diğer yandan anılan kanunda (Ek md.1.(c) f.son) özürlü muhtaç kişilerin birden fazla Sosyal Güvenlik Kurumundan aylık alması hali düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna göre “her hangi bir Sosyal Güvenlik Kurumundan malül olmaları sebebiyle yetim olarak aylık veya gelir almakta olan çocuklardan bu kurumlardan aldıkları aylık veya gelir toplamı tutarları bu madde gereğince durumlarına göre, ödenebilecek tutardan daha az olanlara; aradaki farkla ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından (birden fazla Sosyal Güvenlik Kurumundan aylık veya geliri olanlar için yanlızca tercih edecekleri bir Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından) ödenir ve bu şekilde ödenen tutarlar Hazine’den tahsil edilir. ” Bu hüküm ile özürlü muhtaç kişilerin tercih hakkını kullanarak 2022 Sayılı Kanun hükümlerine göre, aylık alabileceği hükme bağlanmıştır. Özürlü ve muhtaç kişilere verilen tercih hakkının kullanılmamış olması kurumu kanunun yükümlülüğünden kurtarmamaktadır. Bu hak kullanıldığı takdirde kurumun yükümlülüğü sürecek ve 2022 sayılı kanunda öngörülen miktardaki aylık davalıya ödenecektir. O halde iadeye karar verilirken, bu durum gözetilerek yetim aylığı miktarı saptanmalı, kanunda ifade edildiği üzere “her türlü gelirleri ” itibariyle davalının 2022 Sayılı kanunda öngörülen gelir düzeyinin altında olduğu belirlendiği taktirde kurumun aylık bağlama yükümlülüğünün mevcut olduğu kabul edilerek 2022 Sayılı Kanun hükümlerine göre verilmesi gereken aylığın üstündeki miktarın iadesine karar verilmelidir. 2022 sayılı kanunun 5.maddesinde düzenlenen iade koşulları bu çerçevede değerlendirilmeli, 2022 sayılı kanuna göre aylık alması mümkün olmayan kişilerin düzenledikleri belgelerin gerçeği yansıtmadığı takdirde tamamının bu hükme göre iadesi sağlanmalı, fazla aylık alanların ise fazlasının iadesi sağlanmalıdır. Aksi halde kurumun yükümlülüğü ortadan kaldırılmış olur ki bu hal kanunun amacıyla bağdaşmaz.
O halde mahkemece davalının yetim aylığı alması dolayısıyla 2022 Sayılı Kanun gereği kendisine ödenmesi gereken miktarın fazlası bilirkişi marifetiyle hesap edilip iadesine karar verilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.