YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15142
KARAR NO : 2011/20253
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, eş için 2003 yılında 350 TL olan tedbir nafakasının 800,00 TL’ye ve müşterek çocuk için 200,00 TL olan tedbir nafakasının ise 600,00 TL.’ye çıkartılması istenilmiştir.Mahkemece, ayrılık kararı ile belirlenen nafakanın ayrılık süresince artırımının istenemeyeceği ve davalının mevcut nafakayı dahi ödeme gücü bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı suresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına ( TMK, md. 186/1 ) geçimine. ( TMK md. 185/3 ) malların yönetimine ( TMK. 223, 242, 244,262, 263, 264, 267, 215 ) ve çocukların bakım ve korunmasına ( TMK.md. 185/2 ) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden ( resen ) almak zorundadır ( TMK. 169 ).Somut olayda, … 2. Aile Mahkemesinin 2005/1083-2006/1203 sayılı kararı ile tarafların iki yıl süre ile ayrı yaşamalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yine, iki yıllık ayrılık süresi mahkeme kararının kesinleşmesi (27.05.2009) ile başlayacaktır. Ayrıca, tedbir nafakasının tarafların sosyal ve ekonomik olarak şartlarının değişmesi durumunda artırımı veya azaltılması istenebilecektir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece, ayrılık davasının açıldığı tarih ile bu nafakanın artırımı dava tarihi arasında geçen süre ve bu sürede doğal olarak davacıların ihtiyaçlarının arttığı, günün ekonomik koşullarında paranın alım gücünü nispi de olsa yitirdiği dikkate alınarak önceki nafakanın TMK.’nun 4. maddesinde düzenlenen “hakkaniyet” ilkesine uygun olarak artırılması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.