YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15280
KARAR NO : 2011/20062
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.894.26 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının davalı bankadan araç kredisi kullandığını, aracın rehinli olduğunu, borcunu ödediği ve rehni kaldırarak aracı sattığını ancak, sigorta poliçesinden dolayı borcu olduğundan bahisle banka tarafından davacının hesabına bloke konulduğunu, oysa borcu bulunmadığını borç bulunsaydı aracın satılamayacağını, borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı cevabında; davacıya araç kredisi kullandırılırken davcıya ait aracın rehnedildiği, kredilendirilen aracın aynı zamanda sigortalanarak muhtemel risklere karşı teminat altına alındığını, davacının rehinli aracı nedeniyle hiçbir sigorta primi ve poliçe bedelini ödemediğini ve 2 kez kaza yapmış olduğunu belirtip davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının sigorta prim borcu bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.
Taraflar arasında 20.06.2005 tarihli bireysel kredi sözleşmesi düzenlenmiş olup, davacı bu sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemektedir.Dava konusu uyuşmazlık, tüketici kredisi (Bireysel Kredi) sözleşmesinden kaynaklanmakta olup sözleşmenin 9. maddesinde, “…sigorta primlerinin sözleşme süresince davacı tarafından ödeneceği…” hükmü mevcuttur.Tüketici kredisi, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10. maddesinde düzenlenmiş, aynı yasanın 23. maddesinde ise; “Bu kanunun uygulanması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı” hükme bağlanmıştır.Görev Kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında res’en gözetileceğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.