YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15605
KARAR NO : 2011/20291
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Gerekçeli karar 03.05.2011 tarihinde Tebligat Kanununun 21.maddesine göre davalıya tebliğ edilmiş ve hüküm 24.05.2011 tarihinde harcı yatırılmak suretiyle temyiz edilmiş ise de; yapılan tebliğin Tebligat Kanununun 21.maddesinde belirtilen usule uygun olmadığı anlaşıldığından, davalının tebligattan haberdar olduğu 24.05.2011 tarihi tebliğ tarihi kabul edilip, buna göre temyiz istemi süresi içerisinde olduğundan dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gerği düşünüldü.Davada, davalı kocanın evi terkettiği, ev hanımı olan davacının üç çocuğu ile birlikte annesinin evine sığındığı, nafakaya ihtiyaçlarının bulunduğu ileri sürülerek davacı eş ve müşterek üç çocuk için nafakaya hükmedilmesi istenilmiştir.Mahkemece davanın kabulüyle eş ve çocuklar için toplam 600 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, nafaka takdir edilirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, aylık gelir seviyeleri, müşterek çocukların yaş ve eğitim durumları gibi hususların dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir miktara hükmedilmesi gerekmektedir. Somut olayda, nafaka yükümlüsü davalının sigortalı olarak çalıştığı ve aylık 630 TL maaş aldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalının bunun üzerinde bir gelirinin bulunduğu da ispat edilmemiştir. O halde, aylık 630 TL geliri olan davalının tüm gelirine yakın bir miktar olan 600 TL nafaka ile yükümlü tutulması ödeme gücünün üzerinde olduğu gibi hakkaniyet ölçülerine de uygun değildir. Mahkemece açıklanan bu hususlar ve davalının ödeme gücü dikkate alınarak daha uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.