YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19023
KARAR NO : 2012/1656
KARAR TARİHİ : 25.01.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.000.00 TL birleşen dosyada 3.000.00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı … dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaza murisi ile davalıların birlikte malik olduğunu, taşınmazın tamamını davalıların kullandığını, beyan ederek 3.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı … da dava dilekçesinde; davalılardan aynı gerekçelerle 3.000,00 TL talep ve dava etmiş, bu dava dosyası hukuki ve fiili irtibat gerekçesi ile davacı …’in açtığı ecrimisil dosyası ile birleştirilmiştir.Davalılar; dava konusu taşınmazı 30 yıl önce davacıların babasından satın aldıklarını savunmuşlardır.Yerel Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda, dava konusu tarla vasfındaki taşınmazda; 1/4 pay davalı … adına, 1/4 pay davalı … adına, 2/4 pay davacıların babaannesi … adına kayıtlıdır. Davacıların babaannesine ait veraset ilamından; …’in 05.08.1998 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak kendinden önce ölen oğlundan olma torunları … ve …’i bıraktığı ve başkaca mirasçısının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tapulu taşınmazların mülkiyetinin naklinin Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddeleri hükümleri gereği resmi şekle bağlı olduğu tartışmasızdır. Anılan hükümler karşısında harici satışa değer verme olanağı yoktur.
Kaldı ki; davalılar dava konusu taşınmazı tapu maliki …’nin oğlundan aldıklarını iddia etmişlerdir. Hiç kimse sahip olduğundan fazlasını devredemeyeceğinden …’nin oğlunun annesinin hissesini başkalarına satma hakkı bulunmamaktadır.Hal böyle olunca, tapu kaydına üstünlük tanımak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddedilmesi doğru değildir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.