Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/19061 E. 2012/1661 K. 25.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19061
KARAR NO : 2012/1661
KARAR TARİHİ : 25.01.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde haksız feshin iptali ile bu talebin reddi halinde 100.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın dava yolu bakımından reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; taraflar arasında akdedilen protokolün, davalı tarafından tek taraflı feshinin iptali, bu talebin reddi halinde uğranılan zararın tazmini talep ve dava edilmiştir.
Yerel Mahkemece, davanın idare mahkemesinde açılması gerektiği gerekçesi ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.İdarenin eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2. maddesinde hangi davaların idari yargı yerinde görüleceği belirtilmiştir. Buna göre idari yargının yetkisi, idari makamların idare hukuku alanındaki faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklardır. İdari yargının temel fonksiyonu idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmaktan ibarettir. Burada devletin kamu hukuku kurallarına göre yapmış olduğu idari işlemler söz konusudur. İdare, özel hukuk tüzel kişisi olarak da eylem ve sözleşme yapabilir. İdare özel hukuk tüzel kişisi olarak yaptığı eylem ve sözleşmelerde özel hukuk kurallarına uymak zorundadır. Somut olayda; taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisi kurulmuş olup, idari yargıyı ilgilendiren idari bir işlem ve tasarruf bulunmamaktadır. Bu nedenle de uyuşmazlığın adli yargı mahkemelerinde çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece işin esasına girilip, taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi cihetine gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.