Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/19136 E. 2012/1830 K. 26.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19136
KARAR NO : 2012/1830
KARAR TARİHİ : 26.01.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya müdahalenin men’i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, öteden beri davacılar tarafından kullanılan suyun davalılar tarafından boru döşenmek suretiyle götürülmek istendiği ileri sürülerek müdahalenin men-i istenilmiş; mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. Kural olarak, genel sulardan herkes kadim ve öncelik haklarını ihlal etmemek şartı ile faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir. Somut olayda, dava konusu kaynak suyunun genel su niteliğinde bulunduğu ve davacıların öteden beri sulamada yararlandıkları, davalıların ise köyün içme suyu ihtiyacı için kullanmak istedikleri, ancak davacılara nazaran kadim veya öncelik haklarının bulunmadığı hususu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.Mahkemece yapılan keşif ve sonucunda alınan alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Davalı ve davacı tarafın suya olan ihtiyaçları tespit edilmemiş, niza konusu su kaynaklarından başka yararlandıkları su bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır.
Bu durumda suların en az olduğu dönemde mahallinde ziraat bilirkişi ve jeoloji mühendisinin bulunduğu bilirkişi heyetiyle keşif icrası ile, zirai bilirkişiden tarafların ihtiyaç durumları bilimsel verilere uygun olarak tespit ettirilmeli fiilen yararlandıkları sular varsa bunların debisi ve katkısı jeoloji bilirkişi yardımı ile belirlenmeli, ihtiyaçlarına yetip yetmeyeceği saptanmalı ve ondan sonra, içme suyu ihtiyacının sulama suyu ihtiyacına nazaran öncelik taşıdığı hususu da nazara alınıp, herkesin ihtiyaçları oranında yararlanabileceği bir su rejimi kurulması cihetine gidilmelidir. O halde; belirtilen şekilde işlem, inceleme ve değerlendirmelerin yapılarak sonuçlarına uygun karar verilmesi gerekirken, bu yönlerden eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.