YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19703
KARAR NO : 2012/2550
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde miras hisseleri oranında tenkise karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, murisin tarafların annesi olduğunu ve el yazılı bir vasiyetname düzenlediğini, ancak vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmadığını beyan ederek, vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde, miras hissesi oranında tenkise karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, Medeni Kanunun 538.maddesi gereğince el yazılı vasiyetnamenin şekil şartlarından olan murisin imzasının bulunmadığı, bu nedenle de vasiyetnamenin geçerli olmadığı gerekçesi ile iptaline karar verilmiş,bu karar davalı tarafından, vasiyetnamenin şekil şartını haiz olduğu, murisin imza olarak kendi ismini kullandığı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.Medeni Kanun’un 538.maddesi gereğince “El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısı ile yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur.”Somut olayda, dava konusu el yazılı vasiyetnamenin incelenmesinden, vasiyetnamenin altında sadece murisin isminin yazılı olduğu, ayrıca bir imzanın bulunmadığı görülmüştür.Ancak,davalı taraf, murisin imza olarak ismini kullandığını iddia etmektedir.Öyle ise mahkemece, murisin uygulamaya esas olabilecek ve çeşitli vesileler ile imzaladığı belgeler getirtilerek, murisin imza olarak, kendi ismini kullanıp kullanmadığının saptanmasından sonra, eğer muris ismini imza olarak kullanıyor ise, vasiyetname geçerli kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi, eğer ismini imza olarak kullanmıyor ise, yazılı şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.