Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20322 E. 2012/2942 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20322
KARAR NO : 2012/2942
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3.352.00 TL’nin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali ve %40 inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; davalının, davacıya 3.352,00 TL borcu olduğunu, bu borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattıklarını ancak davalının borcu bulunmadığını belirterek takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu bildirirerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; takibe konu edilen davacı şirkete ait 18.01.2007 tanzim, 03.02.2007 ödeme tarihli 2.612,00 TL bedelli borçlusu davalı olan veresiye fişi ve borçlu senedindeki imzanın davalıya ait olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davalı vekilinin 21.05.2008 tarihli celsede, “delil listesine bir diyeceğimiz yoktur, biz de delillerimizi ibraz ediyoruz, ibraz ettiğimiz faturalardan da anlaşılacağı üzere biz de karşı taraftan alacaklıyız.” demek suretiyle davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin varlığını kabul ettiği, bu durumun bağlantısız bileşik ikrar olarak değerlendirilmesi neticesinde ispat külfetinin tersine çevrildiği, davalının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Davada; davacı taraf, takip ve dava konusu yaptığı alacağın dayanağı olarak dosyaya ibraz edilen davacı şirkete ait 18.01.2007 tarih 000014 seri nolu, 2.612,00 TL meblağlı borçlusu davalı … olan veresiye fişi ve borçlu senedine dayanmış, davalı tarafın senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında bulunması üzerine mahkemece senetteki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi yaptırılmış, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin11.03.2009 tarihli raporunda 18.01.2007 tarihli belgedeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.Davacı tarafından dayanak olarak gösterilen 18.01.2007 tanzim 03.02.2007 ödeme tarihli 2.612,00 TL meblağlı veresiye fişi ve borç senedindeki imzanın davalıya ait olmadığı yaptırılan bilirkişi incelemesi ile belirlenmiştir. Yine davacı tarafın defterlerinde, söz konusu veresiye fişi ve borç senedine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı da sabittir. O halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.