Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20464 E. 2011/20444 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20464
KARAR NO : 2011/20444
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde miras bırakan … ‘e ait 31.10.1997 tarihli vasiyetnamenin yerine getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar, vasiyetçinin 31.10.1997 tarihli vasiyetnameyle dava konusu traktör ile üç adet taşınmazı kendilerine bıraktığını ileri sürerek; vasiyetnamenin yerine getirilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili; vasiyetnamede düzenlendiği yerin belirtilmediğini, ayrıca vasiyetnamenin şarta bağlı olarak düzenlendiğini, ancak şartın gerçekleşmemesi nedeni ile vasiyetnamenin hükümsüz olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davalılar aleyhine açılan vasiyetnamenin tenfizine ilişkin davanın kabulü ile vasiyet edilen traktör ve taşınmazların davacılar adına ½ hisseli olarak tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada, 31.10.1997 tarihli el yazılı vasiyetnameye konu taşınır ile üç adet taşınmazın; lehine mal vasiyet edilen adlarına tescili istenilmektedir.Vasiyetname, muayyen mal vasiyeti niteliğindedir.TMK. nun 600. maddesi ; “Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur.
Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya red hakkının düşmesiyle muaccel olur.Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.” hükmüne amirdir.
Vasiyet alacaklısı, mirasçı değil; kişisel bir istem hakkı sahibidir. Bu hakkı, (alacak muaccel olmadan) vasiyetname açılıp okunmadan kullanamaz. Davaya konu vasiyetnameyle ilgili olarak, vasiyetnamenin açılmasına ilişkin bir dava açılmadığı anlaşıldığından, vasiyetin yerine getirilmesi de istenemez.O halde, mahkemece; dava açma şartı henüz gerçekleşmediği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.