Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20484 E. 2012/3799 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20484
KARAR NO : 2012/3799
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.909,92 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; davalının …ilçesi … Köyündeki 97 nolu Orman bölmesi içerisinde 3680 m2’lik alanındaki dikili ağaçları motorlu testere ile kesmek sureti ile açma yaparak bu alana fındık fidanı diktiği, bu alan verdiği zararın idarelerince 1.909,92 TL olarak hesabedildiği ileri sürülerek bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Mahkemece mahallinde keşif icra edilerek bilirkişiden rapor alınmış olup bilirkişi davaya konu yerin orman vasfında olduğunu, yerde herhangi bir orman ağacının kesilmediğini, orman içi açıklık konumundaki yere fındık fidanları dikildiğini, yerin 7-8 yaşlarında gübrelenerek imar ve ihya edilen emek ve bakımla yetiştirilen fındık plantasyonu ile kaplı olduğunu, yerin orman yetiştirme yönünden niteliğinin bozulmadığını, yerin keşif zamanında fındık plantasyonu ile kaplı olduğunu etrafının da kızılağaç kestane ve fındık plantasyonları ile kaplı olduğunu davaya konu yerden bir ağaç kesiminin olmaması sebebi ile Orman İdaresi lehine Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114 maddesine göre bir tazminat hesabının yapılmasına gerek olmadığını rapor etmiştir.
Mahkemece bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiş davacı vekili kararı temyiz etmiştir.Dosya içine bir örneği alınan … Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/191 esas 2008/215 karar sayılı ve 27.10.2008 tarihli kararına göre, sanık hakkında orman içi açıklığa fidan dikmek suçlaması ile kamu davası açılmış, sanık savunmasında davaya konu yerin tapulu olup bu fidanları 7-8 yıl kadar önce babasının diktiğini savunmuş, mahkemece sanığın Orman Kanunu’nun 93/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.6831 sayılı Orman Yasası’nın 114. maddesinde “Her türlü orman suçları ile tahrip olunan veya yakılan sahalar için, bu Kanunda yazılı tazminattan başka ayrıca, ağaç cinsine göre cari yıl içindeki mahalli birim saha ağaçlandırma gideri esas tutularak ağaçlandırma masrafına da hükmolunur.” denilmektedir. Davaya konu orman vasfında olduğu tespit edilen yere 7-8 yaşlarında fındık fidanlarının dikildiği ve davalı tarafça bakımının yapıldığı işgal ve faydalanmanın sürdüğü bu şekilde doğal orman örtüsünün oluşumunu engellediği sabittir.Dosya içeriğine ve yerel mahkemenin kabulüne göre ormanda işgal ve faydalanma yapmış olan davalının eylemi 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 93. maddesine uyan orman suçunu oluşturduğu ve bu halde orman alanının olağan halinin bozulduğu ve bu halde her türlü orman suçunda tahrip edilen sahanın ağaçlandırma giderine hükmedileceğini açıklayan Orman Kanunun 114. maddesine göre ağaçlandırma giderine hükmedilmesi gerektiği halde yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.