YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20591
KARAR NO : 2012/3855
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 11.600 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili 11.03.2009 tarihli dilekçesinde; tarafların müşterek murisinden kalan dükkânı davalının kullandığını belirterek 2 yıl 5 aylık süre için 11.500 TL kira bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı vekili cevabında; intifadan men şartının gerçekleşmediğini, ayrıca dava açıldıktan sonra imzalanan 03.04.2009 tarihli protokole göre taşınmazın satıldığını ve bu “protokolde davacının ecrimisil isteminden vazgeçmeyi kabul ettiğini” ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının yargılamadaki beyanları ile tevilli ikrarda bulunarak davalı tarafın dayandığı protokolü kabul ettiği, dinlenen tanıkların da bu durumu teyit ettikleri, protokolde; davacının, davalıdan ecrimisil almayacağı ve bu benzeri alacak talep etmeyeceği, açtığı davadan vazgeçeceğini kabul ettiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.Somut olayda, dava açıldıktan sonra 03.04.2009 tarihinde davacı, davalı ve dava dışı Mustafa Kaplan arasında düzenlenen protokolde; dava konusu taşınmazın 3.şahıslara satılarak miras hisseleri oranında satış tutarının aralarında paylaşılacağı, bu satış kararı ile Kezban’ın (davacı) ecrimisil davasından vazgeçeceği, ecrimisil ve yargılama gideri vs. talep etmeyeceği, mirasçıların birbirlerinden alacak, ecrimisil, kira vs. talep etmeyecekleri kararlaştırılmıştır. Davacı, protokoldeki parmak izinin kendisine ait olmadığını ileri sürmüş, mahkemece alınan Adli Tıp raporunda, parmak izinin davacıya ait olup olmadığının belirlenemediği açıklanmıştır.
Davadan feragat, iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan vazgeçmesidir. Feragatın yasa gereği (HUMK 91.md.) açık, kesin ve koşulsuz olması, tam bir rızaya dayanması asıldır. Davacının davasından feragat etmesinin sonucu (davacı için) çok önemlidir. Bu nedenle, davacının beyanından onun gerçek amacının davadan feragat etmek olduğunun açıkça anlaşılması gerekir.Davacının belirtilen hususları içeren bir feragatı bulunmadığı halde, mahkemece; davaya aidiyeti kesin olarak saptanamayan parmak izinin bulunduğu feragati içeren protokolü, davacının tevilli olarak kabul ettiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.