Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20600 E. 2012/3856 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20600
KARAR NO : 2012/3856
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece müdahalenin önlenmesi davasının aktif husumet yokluğundan reddi, ecrimisil davasının reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili, 25.08.2009 tarihli dilekçesinde; davacının köyde bulunan 798 parsel sayılı taşınmazın 252/840 oranında hissedarı olduğunu ve eşi öldükten sonra bu yerleri oğulları olan davalılara gelirini kendisine vermeleri koşuluyla kullandırdığını, ancak davalıların işlemeye başladıktan sonra gelirinden davacıyı faydalandırmadıklarını, icar ödemeleri ya da yeri terk etmeleri hususunda talepte bulunduğu halde, karşılık almadığını belirterek, 2005 yılında toplam 10.000 TL tazminatın davalılardan tahsili ile müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında; davalıların haksız şagil olmayıp, icar sözleşmesi ile çalıştığını, bu nedenle ihtar gönderilerek ecrimisil istenemeyeceğini, davacıya kira ödediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının, dava tarihi itibariyle taşınmazdaki hissesini (13.08.2009 tarihinde) sattığı gerekçe gösterilerek, men’i müdahale talebi aktif husumet yokluğundan reddedilmiştir. Davalıların taşınmazı kullanımlarının ise; ariyet aktine dayalı gerçekleştiği ve davacının 15.04.2009 tarihli ihtarname ile tahliyeyi talep ederek akti feshettiği ve fesih tarihinden itibaren dava tarihine kadar fuzuli şagil oldukları ve ecrimisil istenebileceği, ancak bilirkişi raporuna göre, bu sürenin zirai üretim yapılmasına yeterli olmadığının belirlendiği açıklanarak ecrimisil talebi de reddedilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.
Ecrimisil, kötüniyetli şagilin ödemekle sorumlu bulunduğu tazminattır. Ecrimisile hükmedilebilmesi için işgalin haksız olması esastır. Haklı bir nedene dayanılarak yapılan işgallerde şagilin iyiniyetli olduğu kabul edilir ve ecrimisile hükmedilemez.
Somut olayda; başlangıçta davalının kullanımının icar sözleşmesine dayandığı ve davacının rızası bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalılar, davacıya kira ödediklerini savunmuşlarsa da, dava konusu döneme ilişkin olarak bu yöndeki savunmalarını kanıtlayamamışlardır. Dinlenen tanıklar; “davalıların tarlayı ekip karşılığında gelirinden pay vereceklerini söyledikleri, ancak bu güne dek gelirden hiçbirşey vermedikleri, icar vermemek için davacıyı attıkları, hatta bir keresinde icar isteyen davacıyı dövdükleri, davacı tarlayı dayısına vermek istediğinde dayıyı tarladan çıkardıkları” yönünde beyanda bulunmuşlardır.Bu durum karşısında, davalıların kullanımı konusunda tanık beyanlarında bahsi geçen olayların gerçekleştiği tarihten itibaren, davacının rızasının kalktığı ve sözleşmenin geçerliliğini yitirdiği, rızanın ortadan kalkması ile davalının kullanımının kötüniyetli kullanıma dönüştüğü gözetilmeden, ihtarname tarihi esas alınarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.