Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20621 E. 2012/3868 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20621
KARAR NO : 2012/3868
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, 06.01.2011 tarihli dava dilekçesinde; davalı babasının, annesi ile …1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.12.1999 tarihli 1999/435 E.- 1999/565 sayılı kararı ile boşandıklarını, kendisi için hükmedilen 65 TL nafakanın hiç artırılmadan 11 yıldır devam ettiğini, günün ekonomik koşullarına göre yetersiz kaldığını belirterek, aylık 750 TL’ye yükseltilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davacının 19.11.1991 doğumlu olduğu ve karar tarihi itibariyle 18 yaşından büyük olduğu, çalışmasına engel bir durum bulunmadığı, ailesinin yardımıyla Yüksek Öğrenim gördüğüne dair beyan bulunmadığı, davalının ise tespit edilen miktardan fazla nafaka ödeyecek durumunun olmadığı gerekçe gösterilerek nafaka artırılması talebinin reddine karar verilmiştir.TMK.nun 364.maddesine göre; “Herkes yardım etmediği takdirde yosulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.”Hukuk Genel Kurulunun 07.06.1998 gün, 656 E.-688 K.sayılı ilamında da; “…yeme, giyme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların” yoksul kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda, davacının işsiz olduğu anlaşılmaktadır. İş bulma ihtimali de düşüktür, böylece hiçbir malvarlığı bulunmayan ve geliri olmayan kız çocuğunun zaruret içinde bulunduğunun kabul edilmesi zorunludur.Dava dilekçesinde her ne kadar önceki nafakanın artırılması istenilmiş ise de, dava tarihinde reşit olan davacının asıl istemi; yardım nafakası mahiyetindedir. Davacının nafakayı yanlış nitelendirmesi talebin esasını değiştirmez.O halde mahkemece; davanın (yardım nafakası) niteliği gözetilerek inceleme ve araştırma yapılıp, davacının geçimi için gerekli davalının geliri ile orantılı olacak şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun bir nafakaya hükmetmek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.