Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20627 E. 2012/4554 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20627
KARAR NO : 2012/4554
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7.200.00 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; davalının taşınmazı satın almak üzere müvekkiline başvurduğunu, gösterilen 120.000,00 TL değerinde bir taşınmazı, kendisini devre dışı bırakarak mülk sahibinden satın aldığını, sözleşme gereğince satış bedelinin %3’ü tutarında 3.600,00 TL komisyon bedeli ile satış bedelinin %3’ü tutarında 3.600,00 TL cezai şart alacağının tahsili için başlatılan … 7.İcra Müdürlüğünün 2010/6839 Esas Sayılı dosyası ile girişilen icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile davalının %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacının sadece yer gösterdiğini, tarafları bir araya getirerek aktin kurulmasına aracılık etmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle bilirkişi raporundan, davalının ödediği yakıt bedelinin kiracılık döneminde kullanıldığı anlaşılmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Tapudaki alım satımın sözleşmeye aykırı olarak davacı komisyoncu dışlanarak doğrudan dava dışı malikle birlikte yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu hal için sözleşmede ceza koşulu getirilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede (Müşteri firmamız aracılığı ile bilgilendirildiği taşınmazı firmamızı devre dışı bırakarak satın alması veya kiralaması durumunda komisyon bedeline ek olarak, komisyon bedeli kadar cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder) hükmüne yer verilmiştir. Böyle bir kararlaştırma BK’nun 158.maddesi gereğince cezai şart hükmündedir. Aynı yasanın 161/son maddesi gereği de hakim aşırı gördüğü cezaları indirmekle yükümlüdür. Ancak, mahkemece sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulunun aşırı olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da benimsendiği üzere; ceza koşulunun taraflar arasındaki ilişkiye uygun düşmeyecek ölçüde yüksek tutulması halinde aşırılığın varlığı kabul edilmelidir. Mahkemece, alacaklının asıl edimi yerine getirmesindeki çıkarı ile ceza koşulu olarak saptanan miktar arasındaki oranının ve borçlunun borca aykırı davranmasındaki kusur derecesinin ve borçlunun ekonomik durumunun gözönünde tutulması gerekir. Ayrıca alacaklının çıkarların hesabında, borçlunun ifa etmeme yüzünden sağlayacağı kazançlar da gözardı edilmemelidir. Alacaklının borcun yerine getirilmemesinin yol açtığı zararları üzerinde de durulmalıdır. Aşırılığın belirlenmesinde, ceza koşulunun borcun yerine getirilmesi için borçlu üzerinde ruhsal bir baskı yaptığı da gözetilerek, böyle bir baskının ortadan kalkmasına yol açacak biçimde indirimden kaçınılmalıdır.Mahkemece, açıklanan bu ilkeler ışığında BK.161/son maddesi hükmü gözetilmek suretiyle cezada belirlenecek oranda bir indirim yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Bunun dışında, davalı tarafından komisyon ücreti olarak ödenen ve dosyaya makbuzu ibraz edilen 500,00 TL’nin borçtan mahsup edilmemesi, yasal düzenlemeye göre muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceği (BK.md. 101/1) ve takipten önce davalın temerrüde düşürülmediği gözetilmeden işlemiş temerrüt faizi hakkında da itirazın iptaline karar verilmesi de usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Ayrıca, asıl alacak dışında cezai şart alacağı hakimin taktirine bağlı olup, likit olmadığı halde, tüm alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.