YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20631
KARAR NO : 2012/4556
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.000.00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı; elbirliği mülkiyet olarak adına tapuda kayıtlı 737 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan babasının dikmiş olduğu kavak ağacı 40 yıldır bakıp yetiştirdiğini ve kestiğini ancak davalıların mülkiyet iddiasında bulunmaları ve ağacı almasına mani olmaları nedeniyle ağacın taşınmaz üzerinde kalarak çürüyüp kereste vasfını yitirdiğini, ayrıca ağacın gövdesi ve dallarının ziraat yapmasına engel olduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 6.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalılar duruşmada özetle; davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, dava konusu taşınmazın iştirak halinde olması, davacının diğer ortakların davaya katılması, ya da miras şirketine temsilci atanması işlemini yerine getirmediğinden, davanın aktif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında kavak ve söğüt gibi yetiştirildikten sonra kesilip yararlanılacak cinsten ağaçlar, taşınmazın tamamlayıcı parçası değil, taşınır hükmüne tabi mal kabul edilmektedir. Bu nedenle sorunun çözümü taşınmaz mülkiyeti hükümlerine göre değil, TMK.nun 729.(MK. 655) maddesi hükümleri uyarınca değerlendirilmelidir. Taşınır mallar da ise zilyetliğin teslimi ile mülkiyet kazanılır (TMK.md.763).Burada önemli olan husus kavak ağaçlarının menkul mal hükmünde kabul edilmesi, bu nedenle mülkiyetin zemine bağlı olmaksızın dikip yetiştirene ait olmasıdır.O halde uyuşmazlığın çözümü, bir taşınır niteliğinde bulunan bu kavak ve söğüt ağaçlarının kim tarafından dikip yetiştirildiği, yani mülkiyetinin kime ait olduğunun tespitine bağlıdır. Davacı miras kalan taşınmaz üzerindeki kavak ağaçlarının 40 yıldır kendisi tarafından bakılıp yetiştirildiğini iddia ettiğine göre, fiili taksimde kendisine verilmiş ve kendisi tarafından bakılıp yetiştirilmiş ise zarar verenden bedelini talep hakkını kazanmıştır. Mahkemece açıklanan şekilde menkul mal hükmündeki kavak ve söğüt ağaçlarının mülkiyeti konusunda tanıkların beyanları alınarak araştırma yapılmadan eksik inceleme ile ve yanılgılı gerekçe ile davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.