YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20865
KARAR NO : 2012/6717
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.578 TL alacağın yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalı işveren aleyhine önceden kısmi dava açarak, fazla çalışma ücret alacağının tahsilini istediklerini, o davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek, saklı tutulan hak olan 4578TL.’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında görülen … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006 /187 Esas ve 2011/ 173 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden , davacı tarafından davalı aleyhine açılan dava ile dava konusu alacağın bir kısmının dava edildiği, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, alacağın tamamının 5908TL. olduğunun belirlendiği, mahkeme tarafından ise 1329 TL. alacağın hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
Dava konusu edilen alacak da, ilk davada saklı tutulan hakka ilişkindir. Ancak, kısmi dava henüz kesinleşmemiş olup, mahkemece hiçbir inceleme yapılmaksızın bu dava dosyasındaki bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak, hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Uygulama ve öğretideki baskın görüşe göre, daha önce açılan kısmi davada alınan blirkişi raporu sonra açılan ikinci davada hakimi bağlamaz. Zira, bilirkişi raporunun kesinlik kazanması ve kazanılmış hak teşkil etmesi verildiği ilk dava içindir. Bilirkişi raporu takdiri delillerden olup, kısmi davada alacağın dava edilen miktar kadar olduğunun ispat edilmesi yeterlidir. Açılan ikinci davaya konu edilen alacağın miktarının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Bu nedenle ilk dava, anılan bilirkişi raporu bu davadaki alacak miktarının da ispatı için yeterli sayılamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 03.10.2007 tarih ve 2007/15-614 Esas-2007/696 K. sayılı Kararı)
O halde mahkemece; şimdiki davaya konu edilen alacak miktarı yönünden konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Öyle ise mahkemece, bu ilke ve esaslar gözetilerek yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, kesinleşmemiş kısmi davadaki bilirkişi raporu esas alınarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.