YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20890
KARAR NO : 2012/5076
KARAR TARİHİ : 28.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde Kat Mülkiyeti Kanununa aykırılığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi, karşılık davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, birden çok parselde kurulu bulunan taşınmazda kat malikleri kurul kararının iptali ile, defter ve belgelerin yeni yönetime teslimine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 33. ve ek 1.maddeleri hükümlerine göre kat mülkiyetinden doğan her türlü anlaşmazlık, müddeabihin miktar ve değerine bakılmaksızın Sulh Mahkemelerinde çözümlenir.Sulh Mahkemesinin bu davaya bakabilmesi için tek parsel üzerindeki ana gayrimenkulde kat mülkiyeti kurulmuş olması ya da Kat Mülkiyeti Kanunun 17.maddesi son fıkrasındaki koşulları gerçekleşmiş kat irtifakı kurulmuş olması gerekir.
Bu koşullar oluşmadığı takdirde genel hükümler uyarınca müddeabihin miktarına göre görevli mahkeme belirlenir.Bundan ayrı; Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen davalar ile yasanın açık biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan ötürü dava sonuçlanıncaya kadar re’sen nazara alınması gerekir.Somut olayda, dava konusu taşınmaz birden çok parselde kurulu olup, dava konusu uyuşmazlıkta, değeri para ile ölçülemeyen bir uyuşmazlık olduğundan dolayı, mahkemece davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu işin esası hakkında bir karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.