Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/21010 E. 2012/3190 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21010
KARAR NO : 2012/3190
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.000,00 TL, ıslah ile de 6.859,95 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın her bir davalı yönünden ayrı ayrı kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davalıların kusuru neticesinde yanarak kullanılmaz hale gelen bina nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, meydana gelen yangında davalı …’ın %50, davacı ve diğer davalının ise %25’er oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.Mahkemece dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor ve ek rapor doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmiş ise de, ana rapor ile ek rapor olayın meydana gelişindeki kusur bakımından kendi içerisinde çelişkili olduğu gibi, elektrik hatlarının bakım ve kontrol görevi aboneye, güvenliğinin sürekli denetimi ise … Genel Müdürlüğüne, dolayısıyla davalı … şirketine aittir. Bu nedenle uzun yıllardır başka şehirde yaşayan, abone olmayan ve evde de oturmayan davacıya kusur izafe edilmesi doğru değildir. Ayrıca, yanan evin değeri ve doğan zarar bakımından yapılan değerlendirmede soyut verilere dayanmakta olup, yeterli gerekçeyi içermemektedir. Mahkemece, refakate alınacak bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılmalı, olayın meydana gelişinde davalıların kusurlu olup olmadıkları kesin bir şekilde saptanmalı, oluşan zararın miktarı bakımından da denetime elverişli ve yeterli gerekçeyi içeren rapor alınmak suretiyle karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.