Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/21013 E. 2012/2415 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21013
KARAR NO : 2012/2415
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3.500 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davacının hissedarı olduğu taşınmaz içerisinden geçen köy yolunda kaymalar olduğu, bu kaymanın giderilmesi için duvar yapılması gerektiği, köy yollarının yapımından sorumlu davalı idarenin duvarı yapmadığı ileri sürülerek, duvarın yapılabilmesi için gerekli olan 3.500 TL’nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece davaya bakma görevinin idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinde idari dava türleri açıklanmış olup, maddenin 1/b.bendinde idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari yargı yerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Bir kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış olan tesislerin gerek yapılmasındaki, gerek kullanılması veya korunmasındaki idare kusurundan doğan zararlar idari karar ve eylemden doğan zarar niteliğinde olduğundan, bu nitelikteki zararların ödetilmesine ilişkin davaların tam yargı davasının konusunu oluşturacağı 11.02.1959 tarih ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır.
Davaya konu istem ise; yukarıda açıklandığı üzere davacının uğramış olduğu zararın ödetilmesine ilişkin olmayıp, idare tarafından yapılması gereken bir iş bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Bu tür bir davanın tam yargı davası olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından davanın esastan reddi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.