YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21597
KARAR NO : 2012/3810
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.01.2011 gününden başlayarak aylık net 30.000.00 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kira parasının aylık brüt 29.880.00 TL olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; davacı taraf ile davalı arasında bulunan 10.12.1999 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesine istinaden davalının taşınmazda kiracı olarak oturduğunu, davalı tarafından ödenen aylık kira bedelinin emsallerin çok altında kaldığını belirterek 01.01.2011 gününde başlayan dönemde aylık kira parasının 30.000,00 TL olarak tesbitini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında kira sözleşmesi olduğunun sabit olduğu ve taraflar arasındaki kira akdine dayalı kira bedelinin artırımına yönelik iş bu davanın, kira başlangıç döneminden sonraki üç yıldan çok daha sonra açıldığından yeni dönem kira parasının, hak ve nesafet uygulamak suretiyle 01.01.2011 tarihinden geçerli olmak üzere aylık brüt 29.880,00 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça süresinde temyiz edilmiştir.Davalı kiracı ile davacı kiralayan arasında 10.12.1999 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığı,en son döneme ilişkin ödenen aylık kira parasının net 4.369,88 TL olduğu ve dava konusu taşınmazın …-… ilçesinde bulunmakta olup kiralananın davalı kiracı tarafından … Market olarak kullanıldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece davaya konu taşınmaza ilişkin kira parasının tespitinde, dosyaya sunulan sadece inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tesbite dayanak olarak emsal kira sözleşmeleri değerlendirilmediği bu yönde re’sen emsal araştırması yapılmadığı da anlaşılmaktadır.18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan yönleri içermeyen salt inşaat mühendisi tarafından düzenlenen genel ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya Y.İ.B.K’ne ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olup bozma nedenidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.