Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/21819 E. 2012/4790 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21819
KARAR NO : 2012/4790
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde muristen kalan araca vaki müdahalenin önlenmesi ve 100,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesinde, muristen kalan …plakalı 2004 model … marka aracın davalı kardeşi tarafından tek başına kullanıldığı, 3/8 olan miras hissesine yönelik müdahalenin önlenmesi ile fazla hakları saklı tutularak 100,00 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının kullanmak istemediği gibi rızası ile kullanıldığını, aracın da içinde bulunduğu muristen kalan terekenin paylaşımı için dava açıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile hisseye vaki müdahalenin önlenmesine ve ortaklığın giderilmesi dava dilekçesi tebliğinden itibaren ecrimisil şartlarının oluştuğu gerekçesi ile 100,00 TL ecrimisilin tahsiline; davacının fazla haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. TMK.‘nun  688. maddesi; “Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır.Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur…”Yine, aynı yasanın 693. maddesinde; “Paydaşlardan her biri diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Uyuşmazlık halinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir…”Dava, muristen intikal eden araca davalı paydaşın el atmasının önlenilmesi isteminden ibarettir.HUMK.nun 76. (HMK.’nun 33.) maddesi hükmüne göre, davada hukuksal yönün nitelendirilmesi hakime ait olduğundan, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde soruna bu açıdan yaklaşılması ve bir sonuca ulaşılması zorunludur.Somut olayda, davalının aracı kullanması davacının yararlanmasını önlemeye ve muaraza çıkarmaya yönelik bir davranıştır. Bu nedenle davalının bu tutum ve davranışının Türk Medeni Kanununun yukarıda açıklanan hükümlerine ve ayrıca iyiniyet kurallarına aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Ancak, taraflar arasındaki muarazanın TMK 693/2 fıkra hükmü ile birlikte dava konusunun (taşıt) olduğu da göz önünde bulundurularak infaz kabiliyeti olacak ve tarafların hakları gözetilecek şekil de çözüme kavuşturulması gerekirken tüm bu yönler dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.