Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/22653 E. 2012/4509 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22653
KARAR NO : 2012/4509
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 578,87 TL alacağın 01/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde, davalının 2022 sayılı yasa gereği maaş almakta iken bağkur kaydının bulunduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafa hak kazanmadığı halde yersiz ödenen 578,87 TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Bilirkişi raporunda, davacının ilgili mevzuat uyarınca davalıdan 578,87 TL alacağı bulunduğu belirtilmiş, mahkemece; herhangi bir gelir sahibi olmaksızın ve muhtaçlık ve özürlülük durumu değişmeden sadece isteğe bağlı prim ödemesi nedeni ile özürlülük aylığının kesilmesinin ve dava konusu ödenmiş olan 578,87 TL’nin talep edilmesinin Sosyal Devlet ilkesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HUMK.nun 4/2. maddesine göre, alacaklı dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise alacağın tamamı çekişmeli demektir.Alacağın tamamı çekişmeli ise mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Davada, davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur.Bu durumda mahkemece, davacı tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tatularak dava konusu edilen alacağın tamamının usulüne uygun saptanıp buna göre görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece yargılamanın tüm aşamalarında re’sen nazara alınır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.