YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4608
KARAR NO : 2011/9427
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde Karabük 1.İcra Müdürlüğünün 2010/1236 E. dosyasında borçlu olmadığının tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; Karabük 2. AHM’nin 2008/134-2008/125 sayılı ilamı ile 3 çocuk lehine toplam 150,00.TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, nafaka bedelini PTT Bank aracılığı ile konutta teslim olarak davalıya gönderdiği halde, davalının vekili aracılığı ile Karabük 1. İcra Müdürlüğünün 2010/1236 sayılı takip dosyası ile tamamının tahsili için takip başlattığını, beyanla, davalıya borcunun bulunmadığına dair tespitin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesine göre:
1) “22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,
2) 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi,
3) Kanunlarla verilen diğer görevler kapsamına giren dava ve işlere” (TMK.118-494.maddelerinde belirtilen)Aile Mahkemelerinde bakılacağı, hükme bağlanmıştır.
İcra İflas Kanununda göreve ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle İİK.nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası genel hükümlere tabidir.
Nafaka borcunun ödendiğinin tespitine yönelik davada ise nafakanın aile hukukuna ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde, davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gözetilerek, mahkemenin Aile Mahkemesi sıfatı varsa davaya bu sıfatla devam edilmesi, aksi halde dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.