Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/9279 E. 2011/18393 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9279
KARAR NO : 2011/18393
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men’i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacı … vekili gelmedi. Aleyhine temyiz olunan Davalı Vek.Av……. geldi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dilekçesi ile; …… İlçesi …… Kasabası …… Yaylası …… mevkiinde bulunan taşınmaz ile içindeki su kuyusuna davacıların müdahale ve tecavüz ettiklerinden bahisle, davalı …’un 3091 sayılı Kanun gereğince …… Kaymakamlığına yapmış olduğu şikayet üzerine; Kaymakamlıkça, davacıların tecavüz ve müdahalelerinin men’i ile suyun kaynağının …… …… Müdürlüğüne teslimine karar verildiğini; ancak, men’ine karar verilen su kuyusunun bulunduğu taşınmazın davacıların kök murisinden intikal ettiğini; men’ine karar verilen su kuyusunun da davacılara atalarından intikal ettiğini; bu itibarla kaymakamlık kararında belirtildiği gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını ileri sürerek; davalıların suya vaki müdahalelerinin men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, men kararı veren makamın Kaymakamlık olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini; dava konusu su kuyusundan başka davacıların bahçelerini suladıkları kuyularının olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Davalı Hazine avukatı ise; inceleme sonucunda, 22.08.2008 tarihli rapor ile; esas itibariyle nizalı yerin yayla olduğu dolayısıyla tapusunun olmadığı, mütecavizlerce kuyuların izinsiz olarak açıldığı sabit görülmüştür.” gerekçesiyle mütecavizlerin tecavüzlerinin men’ine, şikayet konusu yerlerin yayla olması sebebiyle, su kaynağının …… İlçe Tarım Müdürlüğüne teslimine karar verildiğini; mahkemece öncelikle taşınmazın hukuki niteliği hususunda bir inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacıların zilyetliğe dayalı hak iddiasında bulundukları, kadastro müdürlüğünden alınan yazıda ise; davaya konu taşınmazın da aralarında bulunduğu alanda kadastro çalışmalarının yapıldığı belirtildiğinden, davacıların Kadastro Mahkemesinde dava açmaları gerektiğinden bahisle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, eskiden beri yararlandıkları su kuyusunun; davalının Kaymakamlığa yaptığı şikayet üzerine, …… Müdürlüğüne teslim edildiğini ve böylece sudan yararlanmalarının engellendiği iddia edilerek; davalıların suya vaki müdahalelerinin men’ine karar verilmesi istenilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu su kuyusunun bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin veya zilyetliğinin kime ait olduğu hususunda olayıp, su kuyusundan eskiden beri davacıların yararlandığı ve bu yararlanmaya davalıların engel olduğu iddiasına dayalı bulunmaktadır. Bu nedenle, su kuyusunun içinde bulunduğu taşınmaz mevkiinde kadastro çalışmalarının yapılması, bu davanın konusunu teşkil eden suya vaki müdahalenin varlığı hususunda, inceleme ve araştırma yapılmasına engel bir durum değildir. Mahkemece, işin esasıyla ilgili inceleme ve araştırma yapılarak sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, zilyetliğe dayalı hak iddiasında bulunan davacıların kadastro mahkemesine dava açmalarının gerektiğinden bahisle, davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.