Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/10896 E. 2012/15933 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10896
KARAR NO : 2012/15933
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 55.948,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; iştirak halinde malikler arası ecrimisil talebine ilişkindir. Davada; kök muristen intikal eden gayrimenkullerin davalı tarafından tek başına kullanıldığından bahisle, 2007 yılı Ağustos ayı ile 2010 yılı Mart ayı arasındaki 32 aylık dönem için 55.948,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili talep edilmiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; ihtar tarihi olan 16.02.2009 tarihinden dava tarihine kadar geçen 14 ay 11 günlük dönem için 27.088,52 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Kural olarak iştirak ya da müşterek mülkiyet durumunda, taşınmazı kullanan malikten ecrimisil talep edilebilmesi için, diğer maliklerin taşınmazdan yararlanma isteklerini karşı tarafa iletmiş olmaları gerekmektedir. Dolayısıyla paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.Bir taşınmazın paydaşları arasında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi için talepte bulunan paydaşın taşınmazdan yararlanma isteğini karşı tarafa iletmiş olmasına rağmen karşı tarafın taşınmazdaki payını aşan oranda tasarrufa devam etmesi yeterli olup, fiilen men edilme eyleminin sübutu gerekmez. Yararlanma isteminin iletilmesi, belli bir şekil şartına bağlı olmayıp, yemin dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. İntifadan men koşulunun gerçekleşmiş bulunması dava şartı ise de bazı hallerde bu şart gerçekleşmiş kabul edilmektedir. Fabrika, otel, fırın gibi hasılat getiren ticari amaçlı ortak yerler için intifadan men koşulu aranmaz. Somut olayda, davaya konu edilen iki taşınmazdan biri müstakil ev; diğeri otel ve otelin altında bulunan lokanta olarak kullanılan dükkandır.Dosyaya sunulan veraset ilamlarından; taraflarının müşterek kök murisi ve tapu kayıt maliki …’ın 1992 yılında vefat ettiği, murisin çocuklarından davacının babası …’ın 26.07.2007 tarihinde vefat ettiği ve dava konusu taşınmazlarda tarafların paydaş oldukları anlaşılmaktadır. Dava konusu edilen otel, davalı tarafından işletildiği için ve otel altında bulunan dükkanların kirasını da davalı aldığından bu taşınmaz için intifadan men koşulu aranmaz.
Dava konusu edilen ev için intifadan men koşulu gerekmekte ise de; yargılama sırasında dinlenen tanıklar; davacının babası ölmeden 2007 yılı Temmuz ayı içinde mirasçıların bir araya gelerek kendilerine kira ödenmemesi nedeniyle dava konusu yerlerin satılması konusunda protokol düzenlediklerini, bir hafta sonra davacının babasının öldüğünü, cenaze sonrası yapılan toplantıda, bütün mirasçıların biraraya gelerek gayrimenkullerin satılması konusunda taleplerini davalıya ilettiklerini, davalının oteli kendisi işlettiği için bu gayrimenkulün satışına taraftar olmadığını, toplantıda davacının pay almak istediğini dile getirdiğini, davalının davacının talebini kabul ettiğini, 2008 yılında Ağustos ayı içinde tarafların İstanbul’da bir görüşme daha yaptıklarını, bu görüşmede davalının davacıya aylık 2.000,00 TL para vermeyi taahhüt ettiğini, birkaç ay para gönderildiğini, daha sonra ödeme yapılmadığını ifade ettikleri için davacının usulüne uygun şekilde intifadan men şartının oluştuğunu ispat ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece; dava konusu otel, dükkan ve evin durumlarının ayrı ayrı değerlendirilerek; otel ve dükkan için intifadan men koşulu aranmayacağı, ev için tanık beyanları ile intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin kabulünün gerekliliği karşısında; yazılı ve yanılgılı gerekçelerle intifadan men koşulunun ihtarnamenin tebliğ tarihten itibaren başladığı gerekçesiyle ihtarnamenin tebliğ tarihten itibaren ecrimisil hesabıyla hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.