YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11006
KARAR NO : 2012/16084
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde asıl dava ile şimdilik 6750 TL ecrimisilin yasal faizi ile davalıdan tahsili, davalı-karşılık davacı ise 28.725 TL’lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın ve karşılık davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Asıl davada davacı vekili, müvekkili olan davacıya ait kum stok sahasının, davalı (birleşen davacı) tarafından kullanıldığını, bunun karşılığı olarak da, davalıdan beton satın aldığını, ancak satın alınan beton bedelinin kum sahasını kullanma bedelini karşılamadığını beyan ederek, şimdilik 6750 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı (birleşen dava davacısı) ise açtığı davasında, davacı tarafa beton sattıklarını, davacının beton bedelini ödemediğini, bu bedelin tahsili amacı ile davacı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, asıl davanın kabulü ile, asıl davacı tarafından istenen 6750 TL alacağın birleşen davada sübut bulan 23314,44 TL alacağından takas ve mahsubuna, birleşen davada, takas edilen dışında kalan 16564,44 TL. asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir.6100 sayılı Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297.maddesinin 2 nolu bendi gereğince “Kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.(6100 sayılı HUMK’nun 388.madde hükmü)
Bu nedenledir ki, mahkemece; belirtilen kanun hükmü gözetilerek, her iki dava hakkında da ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.