Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11083 E. 2012/16130 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11083
KARAR NO : 2012/16130
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde sözleşmenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, 1993 yılında kaybettiği nüfus cüzdanını bulan 3.kişinin, davalıların murisinden araç satın aldığını; 17/11/1994 tarihinde noterden düzenlenen sözleşme nedeniyle yıllar sonra davacı adına vergi borcu çıkartıldığını; sahte satışı bu yolla öğrendiğini, yaptıkları araştırma sonucunda müvekkilinin kimliğini kullanan kişinin Asliye Ceza mahkemesinde yargılanıp mahkum edildiğinin anlaşıldığını; bu nedenle, sahte imza kullanılarak düzenlenen satış sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunmuş, esası bakımından da davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olmakla birlikte; kararın gerekçe bülümünde “… Davacı, ceza davası ve içeriğinden haberdar olup, yaklaşık 15 yıl sonra dava açmıştır. Davanın açıldığı tarihe göre her türlü zamanaşımı süresi geçmiştir. Yine davalıların murisi olan … aracını noter aracılığı ile satmış, satış tarihinden sonrada araçla ilgisi kalmamıştır. Davalılar yıllar sonra aracın vergi borçları sebebiyle olaydan haberdar olmuşlardır. Kimliğin sahte olması nedeniyle işlemin geçersizliğinden sorumlu tutulması hakkaniyete aykırıdır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bir kısım davalılar vekili tarafından zamanaşımı def’inde bulunulmuş olmakla bunlar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.” denilmektedir.Bu haliyle kararın gerekçesi ile, hüküm fıkrası çelişmektedir. Bu durum, Anayasamızın 141.maddesi ile HUMK’nun 388.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.