Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11299 E. 2012/14561 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11299
KARAR NO : 2012/14561
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6.000,00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacının davalılardan …’a hakaret ettiği gerekçesiyle … 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/633 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında ibraz etmiş olduğu 09/11/2009 tarihli dilekçesi ile davacı hakkında “dolandırıcı” tanımlaması yaptığını ve diğer davalı …’in ise dava dışı kişiler hakkında özel belgede sahtecilik suçundan yargılama yapılan … 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/237 E sayılı dosyasına ibraz ettiği 13/07/2009 tarihli dilekçede “Davacı … kooperatifimizi dolandırmış birisidir. Yüce Mahkemenin bu dolandırıcının beyanlarına itibar etmeyeceğini umut ediyorum” demek suretiyle hakaret eylemleri nedeniyle haklarında … 2.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2010/502 Esas sayılı dosyasında adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu nedenle davacının elem ve ızdırap duyduğu ve psikolojisi bozulduğu belirtilerek 6.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.Davalılar hakaret kasıtları bulunmadığından davanın reddini savunmuş, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; olayın oluş biçimi, kusur durumu, olayın özellikleri, ekonomik olgular ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarı TMK.nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine göre de çok fazladır.
Kaldı ki hakim tarafların talepleri ile bağlı olup, talep olmadığı ve davalılara arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmadığı halde, manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi de usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .