YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11609
KARAR NO : 2012/15081
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6147 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı … hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı … hakkında kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y KA R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; kiracısı olan davalının davaya konu taşınmazın anahtarını 09.09.2007 tarihinde apartman görevlisine teslim ettiğini ancak bir kısım eşyanın taşınmazda kaldığını, taşınmazı tamamen boşaltması ve onarım için geçen süre de göz önünde bulundurularak eylül ayı kira bedeli olan 1400 TL’yi, taşınmazın kötü kullanılması nedeniyle uğradığı 4466,54 TL zararı ve ödenmemiş elektrik, su fatura bedelleri olan 280,50 TL olmak üzere toplam 6147,04 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taşınmazda davacının bahsettiği zararların oluşmadığını ayrıca anahtar tesliminden sonra davalının taşınmazı derhal boşalttığını savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulune karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Kira süresinin bitiminden önce haklı bir neden olmaksızın kiralananın tahliyesi halinde, kiracının kalan sürenin tüm kira paralarından sorumlu olacağına ilişkin bir cezai şart kararlaştırılmamış ise; kiracının sadece, tahliye tarihi ile kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarih arasındaki dönemin; eş söyleyişle yeniden kiralama için gereken makul sürenin kira parasından sorumlu tutulması icabeder. Mahkemece, bu makul sürenin bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi ve belirlenecek bu süreyle sınırlı olarak kiracının sorumluluğu yoluna gidilmesi gerekmektedir.Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davalının kullanımından kaynaklanan hasarlar nedeniyle tazminat tespit edildikten sonra, taşınmazın yöresinin yoğun bir işyeri ve iskan bölgesi oluşu, çevresinde her türlü ihtiyacın karşılandığı alışveriş yerlerinin bulunuşu, ulaşımın kolaylığı, ekonomik durum, taşınmazın kullanılış biçimi, gibi etkenler göz önünde bulundurulduğunda, 15 günlük bakım onarım süresi içinde olmak üzere toplam bir aylık süre içinde kiraya verilebileceği,bu nedenle kira geliri kaybına uğramadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda kira geliri kaybı olmadığından, tespit edilen tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesinde dava konusu mecurun tahliyeden sonra aynı koşullarla toplam bir aylık süre içinde kiraya verilebileceği tespit edilmiş olup, bu dönem kira bedelinden de davalının sorumlu tutulması gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.